José Martí Havaalanı’nda düzenlenen askeri törende konuşan Küba Kolordu Generali Lázaro Alberto Álvarez Casas düşen Kübalılar için “Onlara dinlenme sözü vermiyoruz, çünkü gerçek kahramanlar asla dinlenmez. Her savaşın ön saflarında yürümeye devam edecekler, halklarına hizmet etmeye kararlı her gence eşlik edecekler, adaletsizliğe boyun eğmeyen her erkek ve kadına ilham verecekler, her darbeden sonra ayağa kalkmayı bilen her devrimciye güç verecekler” dedi.
Kübalı savaşçıların cenazeleri, Küba halkının onlara saygı duruşunda bulunabilmesi için Rancho Boyeros Bulvarı üzerinden Devrimci Silahlı Kuvvetler Bakanlığı karargahına götürüldü.
Havana’da ‘Savaşan Halk Yürüyüşü’ düzenlenecek
Küba Devrimi Cephesi Lideri Raúl Castro Ruz, Küba Devlet Başkanı ve Küba Komünist Partisi Merkez Komite Sekreteri Miguel Díaz-Canel Bermúdez ve binlerce Kübalı burada 32 kahramana saygı duruşunda bulundu.
Başkent Havana’da bugün Kübalı kahramanlar için büyük bir yürüyüş düzenlenecek. Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel X hesabından yaptığı açıklamada “Henüz bizi hesaba katmayanların bizi daha iyi tanıması için yürüyeceğiz” diyerek Havana’daki Anti-Emperyalist Tribün’de yapılacak Savaşan Halk Yürüyüşü’nü duyurdu.
Küba’nın dört bir yanında da 32 Kübalı için saygı törenleri düzenlenecek ve naaşları, bulundukları bölgelerin savunmasında düşenlerin anıt mezarlarına defnedilecek.
Dün Küba Kolordu Generali, Küba Komünist Partisi Siyasi Büro üyesi ve İçişleri Bakanı Álvarez Casas’ın, Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti’nde görevlerini yerine getirirken düşen 32 kahramanı karşılama töreninde yaptığı konuşmanın tam metnini yayımlıyoruz.
“32 Kahramanımızın, Savaşçımızın, Yurttaşımızın Akrabaları:
Bu kutsal sabahta, vatan acı çekiyor ve ayağa kalkıyor. Evlerinden uzakta, ama görevlerinden değil, şehit düşen kardeşlerimizi karşılamak için toplandık.
Onların naaşlarını karşılayarak, onlara Anavatan’a ve Latin Amerika halklarının birliğine olan bağlılık yeminini yeniliyoruz.
‘Haklı bir davayı savunurken ölenleri ölüm yenemez’
Tarihin gerektirdiği açıklıkla ilk andan itibaren şunu teyit ediyoruz: Onları teslimiyetle değil, derin bir gurur ve sonsuz bir bağlılıkla karşılıyoruz. Çünkü biliyoruz ve Küba halkı en zorlu sınavlarda öğrendi ki, haklı bir davayı savunurken tüfekle ölenleri ölüm yenemez.
Onlar bize gölge olarak dönmüyorlar, aksine bizi güçlendiren, teşvik eden ve bağlı kılan yeni bir ışık olarak dönüyorlar. Bayrakla örtülü olarak dönüyorlar ve bu bayrak bir yokluğu temsil etmiyor: sonsuz bir varlığı kutsuyor.
‘Yanlarında insanlığın en soylu ideallerine bağlılığın örneğini getiriyorlar’
Yanlarında adanmışlığın, cesaretin, insanlığın en soylu ideallerine bağlılığın ölümsüz örneğini getiriyorlar.
Görevlerini yerine getirmek için denizi ve gökyüzünü geçtiklerinde, geri dönmemenin bir olasılık olduğunu biliyorlardı; ancak bu insanlara asla ihanet etmeyeceklerine kesin olarak inanıyorlardı; Kahramanlarının örneğini izleyerek, kaderlerini başkalarıyla paylaşmayı öğrendiler.
Enternasyonalizm mirasına sadık savaşçılar
3 Ocak’ın erken saatlerinde, saldırganlık ve kurnaz saldırı Venezuela’yı gölgelediği o zor saatlerde, Fidel’e, Raúl’a, Partiye ve Küba Devrimi’nin her aşamasını belirleyen enternasyonalizm mirasına sadık savaşçılarımız vardı.
Venezuela onlar için uzak bir ülke değildi, tıpkı kahramanlarımız için olduğu gibi, Anavatanın doğal bir uzantısıydı. Orada, Bolivar ve Martí, Chávez ve Fidel ve birleşik ve özgür bir Amerika hayal eden herkes iç içe geçmişti.
Kanları kimsenin asla silemeyeceği bir gerçeği yeniden yazdı
Savaşarak öldüler ve sonsuza dek tarihe geçtiler. Şiddetin sessizliği dayatmak istediği yerde, kanları kimsenin asla silemeyeceği bir gerçeği yeniden yazdı: Küba çocuklarını terk etmez. Küba ilkelerinden vazgeçmez. Küba, onurunu savunmak için yüksek ve acı verici bir bedel ödemek zorunda kalsa da pes etmez.
Kardeşlerimiz, Yüzüncü Yıl Kuşağı’nın kahramanlarının, sakallıların, Girón’daki milislerin ve uluslararası savaşçıların aynı kararlılığı ve azmiyle savaştılar; başka ülkelerdeki bir görevden ancak kardeş halkın dostluğu ve şehitlerin kutsal naaşlarıyla dönülebileceğini gösterdiler.
Vatandaşlar, akrabalar:
Onların doğduğu Vatan’da, pes etmediklerini, tereddüt etmediklerini, son kurşuna kadar savaştıklarını ve kendilerine emanet edilen görevi yerine getirmek için değerli hayatlarını feda ettiklerini bilmenin gururuyla, mücadele arkadaşlarımızı karşıladık.
Küba topraklarında asla korkaklığa ve ihanete yer olmayacak
Onların önünde, akrabalarının önünde, tarihin önünde ve siz Orgeneral’in önünde ilan ediyoruz ki, Küba topraklarında asla korkaklığa ve ihanete yer olmayacaktır. Her muharebe, halklarının onuru için her şeyini veren bu kahraman savaşçıların ahlaki izini taşıyacaktır.
Yaşadıkları gibi, cepheler önünde öldüler. Onlar, bizim Amerika’nın halklarının tanıyacağı ve fedakarlık ve sadakatin en üstün örneği için sonsuza dek minnettar kalacağı kutsal bir görevi yerine getirdiklerine inanarak düştüler.
Onlara dinlenme sözü vermiyoruz
Bugün, isimleri Vatanın sunağına kesin olarak yazılmışken, onlara dinlenme sözü vermiyoruz, çünkü gerçek kahramanlar asla dinlenmez. Her savaşın ön saflarında yürümeye devam edecekler, halklarına hizmet etmeye kararlı her gence eşlik edecekler, adaletsizliğe boyun eğmeyen her erkek ve kadına ilham verecekler, her darbeden sonra ayağa kalkmayı bilen her devrimciye güç verecekler.
Düşman, yüksek hassasiyetli operasyonlardan, seçkin birliklerden, üstünlükten coşkuyla bahsediyor. Biz ise yüzlerden, babalarını, oğullarını, kocalarını, kardeşlerini kaybeden ailelerden bahsediyoruz. Hayatlarını tam da onları düşünerek feda edenlerin kucaklaması olmadan büyümek zorunda kalacak kız ve erkek çocuklarından bahsediyoruz.
Fidel’in sözleriyle seslendi: ‘Güçlü ve yürekli bir halk ağladığında adaletsizlik titrer’
O kız ve oğlan çocuklarının, o annelerin, babaların ve eşlerin önünde, ruhlarının bir parçasını kopardıkları o kadınların önünde, Başkomutanın yürekten gelen şu sözlerini bir kez daha tekrarlıyoruz: “Acının paylaşıldığını söyleyemeyiz. Acı katlanarak artar. Milyonlarca Kübalı bugün bu iğrenç suçun kurbanlarının sevdikleriyle birlikte ağlıyor. Ve güçlü ve yürekli bir halk ağladığında, adaletsizlik titrer!”
Vatan karşınızda duruyor.
Saygı ve minnetle. Onların ölüleri bizim ölülerimizdir. En iyilerini en adil dava uğruna verdiklerini bilmenin sessiz gururu, aynı zamanda bütün bir halkın gururudur.
Emperyalizm daha gelişmiş silahlara sahip olabilir ama asla Küba halkının onurunu teslim alamaz
Sizin önünüzde, halkın önünde, tarihin bu acı dolu sayfasının bir şeyi kanıtladığını yeniden teyit ediyoruz: Emperyalizm daha gelişmiş silahlara sahip olabilir, muazzam maddi zenginliğe sahip olabilir, tereddüt edenlerin zihnini satın alabilir, ancak asla satın alamayacağı bir şey vardır: Küba halkının onuru.
Halklar maddi zenginlikleri için değil, kahramanlarının anısını canlı tutma yetenekleri için büyürler.
Onları asla unutmayacağız. Her çabada, her mücadelede, her zaferde onları her zaman hatırlayacağız.
Örnekleri, dünyanın özgür ve adil halklarının yolunu aydınlatacaktır.
Kardeşlerim, bugün kahramanlara dönüşmüş sizleri karşılıyoruz; sizler onur örneğisiniz. Tereddüt edenler için bir ders, tehdit edenler için bir uyarısınız.
Bolivar ve Chávez’in vatanında şehit düşenlere sonsuz şan olsun!
Vatanın kahramanlarına ve şehitlerine şeref ve sonsuz şan olsun!
Küba halkı onları kucaklıyor,
Zafer kadar daima!”
KAYNAK: Haber SOL
Haber Euro Türk sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
