Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu
“Ben hiç turna görmedim
Ama tanıyorum turnayı türkülerden.
Biri bir turnalı türkü tuttursa
Hele de tirendeysem
Hele de hapisteysem
Yitirmişsem sevdiklerimi
Oy dağlar dağlar”

Hasan Hüseyin Korkmazgil, böyle tarif ediyor şiirinde turnayı. Hiç görmeyenin dahi türkülerden bildiği kuştur turnalar, tarihi ve hikayesi çok eskiye dayanıyor. 

Hem mitolojide hem de Anadolu kültürünün köklerinde turnalara rastlamak mümkün. Üstelik sadece Anadolu’da da değil, Balkanlar’dan Kafkasya’ya, oradan Japonya’ya kadar bilinen bir kuş türü turna.

Örnek olarak Anadolu’da yerleşik hayata geçilen ve ilk “şehir” ölçeği olarak kabul edilen Çatalhöyük’te duvarlara işlenen, kazılardan çıkan turna motifleri, insanlığın eskiden bu yana bu kuş türüyle kültürel bir ilişki kurduğunu gösteriyor.

Çatalhöyük kazılarında çıkarılan turna motiflerinden. Buna benzer yırtıcı kuşların Göbeklitepe’de de resmedildiği örnekler mevcut.

Öncelikle bu ilişkinin bir tür kutsiyet ile şekillendiğini söyleyebiliriz. Dolayısıyla Anadolu sofrasında bu nedenle turna ile yapılan yemeklere de rastlanmaz. Balkanlardan ve Yunanistan’dan dinlediğiniz türkülerde turna adını seçer kulaklarınız.

Kutsal sayılan bu hayvan, Japonya’da da çok kıymet verilen bir örnek. Japonya’da 2. Dünya Savaşı’ndan sonra yaygın olarak görülen hastalıklardan birine yakalanan Japon çocuk Sadako Sasaki’nin yaşaması için 1000 tane turna origamisi yapması istenmiş. Buna inanan Sasaki, eğer 1000 adet turna origamisi yaparsa yaşayacağını düşünmüş. Ancak elindeki origami sayısı 700’ü bulmadan göçmüş gitmiş bu dünyadan turnalar gibi.

Akabinde dünyanın birçok yerinden Sasaki’ye binlerce turna origamisi yollanmış. Bugün Sasaki’nin elinde turna motifleriyle heykelleri yer alıyor hala Japonya’da.

Sasaki için yapılan elinde turna origami tuttuğu heykellerden…

Flamingo deniyor ornitolojide allı turnanın adına. Göçmen kuşların şahı sayılıyor kendisi. Bizde turnaya söylenenler o kadar ileri gider ki, flamingo adıyla bile çalınmış söylenmiş ezgiler vardır heybemizde.

Yusuf Şaylan’la bu hafta türkülerdeki turnaları konuşacağız.

“Bülbülden sonra ikinci sırada yer alıyor” diye giriyor söze Şaylan. Elindeki makaleleri ve kitapları masaya diziyor bir yandan. Bu hafta Ankara’da Esat’ta buluştuk. Kızılay’dan adımlayarak geldiğimiz yer Ankara’nın eski mahalle meyve sebze hali. Yeni dönüşümü ile kütüphanelerin, el sanatlarının ve kafelerin mekanı olmuş. “Sevdim burayı” diyor Şaylan. Günün yorgunluğu bastırmadan kahvelerimizi söylüyoruz. 

Esat çocukluğunun da geçtiği yerlerden. “Her adımını bilirim buranın eski halinin” diyor mahalleye bakarken.

Kahvelerimiz geliyor ve başlıyor turnalardan bahsetmeye.

‘O kara gözlerin haralı turnam’

Şaylan, turnanın kutsal sayılmasından ta uzak Asya’ya kadar uzanan öyküsünden bahsettikten sonra turnanın haber getirip götüren bir kuş olarak sayılmasından bahsediyor.

“Göçmen kuşlardandır turnalar. Allı turnalar, telli turnalar, dost eline giden turnalar, çift turna ya da turna katarı. Mesela bizde trenden önce turna sürüsüne de katar denmiş. Teşbihte hata olmaz derler. Belki de sıra sıra giden tren vagonlarını modern turnalara benzetti Anadolu halkı. Hal böyle olunca uzaktan gelecek haberin temsilcisi olmuş turnalar türkülerimizde. Yare söylenen selam, gelecek bir haber turna sayılmış bizde.”

Bunları anlatırken gözlüğünü tekrar yerleştiriyor burnunun ucuna ve notlarına bakıyor.

“Bak şimdi, buradaki makalede de bahsediyor. Dr. Halil Atılgan. Turnalar denilince Alevi inancı, Bektaşi inancı öne çıkıyor. Hatta eski Türklerde turna Gök Tanrı’nın sembollerinden sayılmış. Alevi inancına göre Muhammed peygamber miraçtan dönünce Kırklar Meclisi’ne uğrar, burada bir üzüm tanesini ezer ve kırklardan birinin ağzına sürer. Ama kırkı birden kendinden geçer bu üzüm ile. Mest olurlar ve semaha dururlar. İşte bu semahın adı da turna semahıdır.”

Şaylan bunları anlatınca Anadolu’da turna dansı ile semah motifleri arasındaki ritüellerdeki benzerlikleri anımsıyoruz. Bu iki temsil ve dans arasındaki geçişler, örnekler aynı zamanda insanlığın doğadan öğrendiği şeylerin yaygınlığını da anımsatıyor.

“Sadece kültürel olarak yaygınlık değil, aynı zamanda Anadolu’daki araştırmaların ilk örneklerinde de turnalara rastlanıyor. Mesela Folklor Araştırmaları dergisinin 1950 Kasım sayısında turnalar ile ilgili bir çalışmaya rastladım. Külliyatı da eskiye dayanıyor.”

“Halk sanatında turna” makalesiyle 1950 Kasım sayılı Türk Folklor Araştırmaları dergisi.

Ne düşündün turnaları konuşalım dediğinde, aklına ilk hangi türkü geldi diye sorunca gülümseyerek yanıt veriyor.

“Şimdi sen pek sevmiyorsun eski kayıtları, genelde yeniden söylenmiş hallerine örnekler veriyorsun bu söyleşide ama ben Davut Sulari’nin üç telli turnasını anımsadım. İlk hafızamda canlanan örnek o oldu. Emin İgüs de pek şahane söyler. Ama o da burada olsa Sulari’den dinleyelim derdi bence.”

Şah’ın avazı

Turna derler bir kuştur. 

Kimisi turnalardan ders almış, kimisi turnalara öğüt vermiş. Karslı Dursun Cevlani turnalara öğüt verirken, birçok türküde de oyalanmaması nasihat edilmiş.

Uçuşları da bir hoştur turnaların. Sırt üstü bir ovada yattığınızı hayal edin toprağa. Gökyüzünde uçan turnaların en önde rüzgarı ilk göğüsleyenin yorulduğunda öncülüğü diğerine bıraktığı bir döngüyle uçar turnalar. Yolları uzundur. Kışın sıcakta, yazın serinde uçarlar. Bu katarın sürekli öncüsünü dinlendirmesi harikulade bir dayanışmadır bir yanıyla.

Yusuf Şaylan

Şaylan devam ediyor kaldığı yerden.

“Alevi inancında Hz. Ali’nin sesini temsil eder, turnaların şahı ise Ahmet Yesevi’dir. Zira Yesevi bize mesafeyle en uzak figür. Yani göçmen kuşun vardığı, gittiği yer olarak düşünülmüş. 50’ye yakın turna türküsü var kayıtlarda. En çok derlendiği yer ise Sivas. Mesela Sivas’ın Divriği ilçesinden 1603 repertuvar numarasıyla kayıtlı Turnalar Semahı bunlardan belki de pek sevilenleri arasındadır. Nida Tüfekçi’nin Mahmut Erdal’dan derlediği…”

Yusuf Şaylan bunu anlatırken parmağıyla makaledeki 1603 numaralı kayıt numarasını gösteriyor, gülümsüyor.

“1603. Ne acayip değil mi böyle ayrıntılar,” gözlerindeki gülümseme büyüyor ve devam ediyor sözlerine:

“İşte turnalar türkülerde yer alır devamlılıkla. Yol göstericidir turna katarları, bir de dertleşilir. Dikkat edersen türkülerde turnalar genelde dertleşilen, dert yanılan ve ricada bulunulan unsurlar. Belki de bunun toplumsal psikolojide bir araştırma karşılığı vardır, bilmiyorum. Ama baya baya kişinin kendi iç sesiyle olan tartışmasında turna figürü yer alıyor. Bir de neredeyse inançla ilgili içeriklere sahip turna türküleri. Bununla beraber toplumun en geniş kesiminde bu dini içeriğinden bağımsız olarak sevilmiş. Bir yandan da ritmi ve söyleyişi pek güzel içeriklerdir.”

Gün gelecek ben de turna katarıyla aynı mavi sisler içinde süzüleceğim

Turna türkülerine politik türkülerde de rast geliriz. Örnek olsun Ruhi Su’nun okuduğu “Turnalar Semahı” deyişindeki “Erenler” ifadesi “Yoldaşlar” olarak değiştirilir. 

Uyurken üstüme gelen yoldaşlar 
Gafil, aç gözünü, uyan dediler 
Serseri kalma bu cihan içinde 
Yürü bir gerçeğe ey can dediler” 

Halden hale girer türkülerde turnalar. Bu örnekte de gerçeğe sarılan birin yürüyüşü turnalarla anlatılır. 

Turna motifinin olduğu yaygın örneklerden biri de Kafkasya’da. Kafkas halkları da turna konusunda çok fazla şeyler söylemişler ve çok fazla şiirler yazmışlar. Yanında getirdiği Resul Hamzatov’un Benim Dağıstanım kitabını çıkarıyor Yusuf Şaylan.

 

Sovyetler Birliği’nde ikinci dünya savaşında yaşamını kaybeden askerler için yapılan anıtlardaki turnalar…

Kültürel kimlik ile sosyalist inşanın bu kadar uyumlu olduğu örnekleri ve belgeleri tanıdıkça gözlerinin içi parlıyor.

“Şimdi Resul Hamzatov kendi hayatını anlattığı bu kitabında 2. Dünya Savaşı’nda faşizme karşı mücadele eden Kızıl Ordu’yu, tüm Sovyet halklarını, işçileri ve köylüleri anlatırken bir şiir yazar ve Kızıl Ordu’da ölen her askerin bir turnaya dönüşüp aslında gökyüzünden bizleri izlediklerinden bahseder.

Avar dilinin bu güzel şairi ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin, insanların geleceğini eşit ve özgür bir dünyaya bir adım daha yaklaştırma mücadelesini ve bu mücadelede yitip giden Kızılordu askerlerini, tüm Sovyet halklarını turnaya benzetirken aslında öyle güzel bir imge kalıyor ki bütün Sovyet halkları buna hayran kalıyor. Sovyetler Birliği’nde dağların şairi olan bu adam, turnalar için yazdığı bu şiirle geride kalanlara bir teselli, bir umut oluyor. Mesela bu şiiri, Turna Ağıdı’nı 2. Dünya Savaşı’nda yitip giden askerler için söylüyor şarkıcılar, sanatçılar. Bunların heykelleri yapılıyor. Turna sadece bizim topraklarımızda Çatalhöyük’te, Göbeklitepe’de, tarihin en kadim yerlerinde değil, aynı zamanda Sovyetler Birliği’nin türkülerinde de yer alıyor. Böyle bir acayip kuştur bizimkisi.”

Gözlüklerini çıkarıp masaya bırakırken kahvesinden son yudumunu alıyor.

Hava boz bulanık. Bir yağmur yağıyor, bir güneş açıyor. Şaylan kitaplarını ve yanında getirdiği dergileri toparlarken ıslıkla turna türkülerinden birini söylüyor.

2017 yılında yaşamını yitiren Dmitri Hvorostovsky’nin sesinden Turnalar. Şarkının sözleri Resul Hamzatov’un Turnalar şiirinden bestelenmiştir.

Turnalar

Bazen düşünürüm: kanlı savaşa
Giden askerler dönmediler geri,
Onlar dönüştü beyaz turnalara,
Görmeyecekler artık karayeri.
 

Uçuyor göklerde elçilerimiz,
Sesleri duyuluyor uzaklardan.
Sık sık hüzünle dolar gözlerimiz,
Susarak, göğe baktığımız zaman.
 

Baktım, akşamüstü sise bürünüp
Uçuyor turnalar sürü halinde.
Üçgen saflarını sıkı tutturup,
Sanki insanlardır, dolaşan yerde.
 

Yola çıktı turnalarımız bizim,
Çığlıkları bizi gökten çağırdı,
Bundandır derim, Avar dilimizin,
Turnaların sesine benzerliği.
 

Sislerin içinde, günbatımında,
Yorgun turna sürüsüne, baksana,
Küçücük bir boşluk var saflarında,
Benim yerim değil mi o, acaba
 

Gün gelecek böyle bir sürüyle ben,
Süzüleceğim mavi sis içinde.
Kuş gibi sesleneceğim göklerden,
Yeryüzünde bıraktığım sizlere.

Resul Hamzatov, Dağıstan, SSCB


KAYNAK: Haber SOL

Haber Euro Türk
Author: Haber Euro Türk

Haber Euro Türk, Avrupa’daki Türk topluluklarına ve dünya gündemine dair güvenilir, tarafsız ve güncel haberler sunan dijital haber platformudur.


Haber Euro Türk sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

By Haber Euro Türk

Haber Euro Türk, Avrupa’daki Türk topluluklarına ve dünya gündemine dair güvenilir, tarafsız ve güncel haberler sunan dijital haber platformudur.

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments