Olası büyük Marmara depremine karşı İstanbul’da geri sayım devam ederken, uzmanlar sadece fay hattına olan mesafenin değil, binaların üzerine inşa edildiği toprak yapısının da hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Özellikle alüvyon zeminler ve sıvılaşma riski yüksek olan kıyı ile dere yatakları, depremin yıkıcı etkisini katbekat artırabiliyor. Yapılan son zemin etütleri ve jeolojik incelemeler ışığında, İstanbul’da sarsıntıyı en şiddetli hissedecek ve zemini en zayıf olan 10 kritik bölge açıklandı.
Listenin üst sıralarında özellikle heyelan, dolgu alanları ve dere yataklarının yoğun olduğu ilçeler dikkat çekiyor. İstanbul’un zemin açısından en kırılgan noktası olarak Avcılar ve Küçükçekmece bölgesi öne çıkarken, hemen ardından gelen Ambarlı, Haramidere ve Küçükçekmece Gölü’nün doğusundaki Nakkaşdere alüvyonları tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor. Ayrıca Zeytinburnu’ndaki Ayamama Deresi çevresi, Ataköy’ün dolgu kesimleri ile Florya’nın heyelan bölgeleri de olası bir sarsıntıda zeminin en çok esneyeceği ve mukavemetini kaybedeceği alanlar olarak uyarılıyor.
<div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
Kıyı şeritlerinde yer alan Kanarya ve Firuzköy kıyıları, Ispartakule’nin batı kesimleri, Altınşehir’in alçak noktalarında bulunan Azaplı bölgesi ve Esenkent de zemin sıvılaşması riskiyle listenin tehlikeli basamaklarını oluşturuyor. Uzmanlar, bu 10 bölgede yer alan yapı stoklarının acilen gözden geçirilmesi, zemin güçlendirme ve kentsel dönüşüm çalışmalarına bu noktalardan öncelik verilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Güvenli bir gelecek için fay hattı kadar, üzerinde yaşanılan toprağın da iyi tanınması hayati bir zorunluluk olarak İstanbul’un önünde duruyor.

Haber Euro Türk sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
