Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu

Almanya’da uzun yıllardır “düzenli”, “güvenli” ve “çocuk merkezli” eğitim sistemiyle örnek gösterilen Almanya’da bugün birçok veli için en büyük endişe artık çocuklarının akademik başarısı değil, okuldan eve güvenli şekilde dönüp dönemeyecekleri. Özellikle ilkokul çağındaki çocukların harçlıklarının zorla alınması, grup halinde mobbing, fiziksel saldırılar ve tehdit olaylarının giderek arttığı belirtiliyor.

“Oğlum Okula Gitmek İstemiyor”

Köln’de yaşayan Türk kökenli bir velinin anlattıkları, birçok ailenin yaşadığı endişeyi gözler önüne seriyor: “Çocuğum daha üçüncü sınıfta. Kantinde parasını alıyorlar. Vermeyince tuvalette sıkıştırıyorlar. Öğretmene söyledik ama maalesef ciddiye alınmadı. Hemen okul müdürlüğüne gittim. Buna son verilmemesi durumunda Eğitim Bakanlığı’na başvuracağımı söyledim. Ancak ondan sonra durum düzeldi.”

Benzer şikayetler Berlin’de yaşayan ailelerden de geliyor. Veliler, özellikle okul yönetimlerinin olayları çoğu zaman küçümseyerek “pedagojik çözüm” söylemiyle süreci geçiştirmeye çalıştığını düşünüyor. Ancak yaşananların çocuklar üzerinde bıraktığı etkinin çok daha derin olduğu ifade ediliyor.

AİLE
| 20 Eylül 2021
Gizli Kalan Gerçek: “Mobbing”

Bir veli yaşadıkları süreci, “Mağdur olan çocuk oluyor. Bizim çocuğumuz psikolojik destek almak zorunda kaldı.” sözleriyle özetledi. Velilerin en sık dile getirdiği sorunlar arasında harçlık gaspı, grup halinde dışlama, sistematik aşağılama, fiziksel saldırı ve okul yönetimlerinin pasif yaklaşımı yer alıyor.

Sosyal Medya Mobbingi Daha Da Büyütüyor

Uzmanlara göre okul koridorlarında başlayan baskı artık yalnızca okul sınırları içerisinde kalmıyor. Özellikle sosyal medya üzerinden görüntülerin paylaşılması, çocukların yaşadığı travmayı daha ağır hale getiriyor.

Camia Haber’e konuşan Köln Eğitim Ataşesi Muhterem Dilbirliği, son yıllarda mobbing olaylarının dijital boyutunun ciddi şekilde büyüdüğüne dikkat çekti. Dilbirliği’ne göre özellikle küçük yaş gruplarında sosyal medya kullanımının kontrolsüz olması, çocukları daha savunmasız hale getiriyor. Dibirliği, bu nedenle ailelerin çocuklarının dijital dünyadaki hareketlerini yakından takip etmesi gerektiğini vurguladı.

Köln Eğitim Ataşesi Muhterem Dilbirliği @camiahaber

Çocukların çoğu zaman yaşadıklarını doğrudan anlatmadığını belirten Dilbirliği, ailelerin davranış değişikliklerini dikkatle gözlemlemesi gerektiğini ifade etti. Sessizleşme, içine kapanma veya okula gitmek istememe gibi belirtilerin çoğu zaman yaşanan baskının işareti olabileceğine dikkat çekti.

Olayların ciddi boyuta ulaşması durumunda ise velilerin okul yönetimiyle görüşmekten çekinmemesi gerektiğini belirten Dilbirliği, öğretmenler, okul yönetimi ve veliler birliği gibi mekanizmaların hızlı şekilde devreye sokulmasının önemine işaret ederken, görüşmelerde velilerin mümkünse yalnız hareket etmemesini tavsiye etti.

“Çocuk Yalnız Bırakılmamalı”

Şiddetin çocuklar üzerindeki etkisinin yalnızca fiziksel olmadığını belirten öğretmen Yunus Semerci ise özellikle “korku iklimi” oluşmasının uzun vadeli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Semerci’ye göre okul ortamında en yıpratıcı unsur çoğu zaman tek bir kavga değil, düzenli şekilde devam eden baskı ve dışlanma hissi.

Öğretmen Yunus Semerci @camiahaber

“Şiddet, tehdit ve sistematik dışlama okulun normal bir parçası olarak görülmemeli.” diyen Semerci, yaşananların ne küçümsenmesi ne de aşırı genelleştirilmesi gerektiğini ifade etti. Ailelerin çocuklarını dikkatle dinlemesi gerektiğini vurgulayan Semerci, yaşanan olayların tarih ve saat belirtilerek kayıt altına alınmasının önemine dikkat çekti. Öğretmenlerle hızlı şekilde iletişim kurulması gerektiğini belirten Semerci, mümkün olduğunca yazılı iletişimin tercih edilmesini önerdi.

Çocukların yalnız bırakılmaması gerektiğini söyleyen Semerci’ye göre özellikle karın ağrısı, içine kapanma, sürekli korku hali gibi belirtiler ciddiyetle takip edilmeli.

“Çocuk Bazen ‘Hayır’ Diyebilmeli”

Uzmanlar, yaşanan baskı ortamının çocukların kişilik gelişimi üzerinde de doğrudan etkili olduğunu belirtiyor. Psikolog Halil İbrahim Reçber’e göre özellikle çekingen ve kendini ifade etmekte zorlanan çocuklar mobbing vakalarında daha fazla hedef haline gelebiliyor. Bu nedenle ailelerin çocuklarının özgüvenini güçlendirecek bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini vurgulayan Reçber, sürekli itaat eden çocuk modelinin sağlıklı olmadığını ifade etti.

Psikolog Halil İbrahim Reçber @camiahaber

“Çocuk bazen ‘hayır’ diyebilmeli, itiraz edebilmeli ve bu aile içinde normal karşılanmalı.” diyen Reçber, çocukların kendi fikirlerini ifade edebilmesinin özgüven gelişimi açısından kritik olduğunu belirtti. Uzmanlara göre çocukların sınır çizebilmesi, sosyal baskıya karşı direnç geliştirebilmesinde önemli rol oynuyor.

Veliler Daha Organize Olmalı

Mobbing ve şiddet olaylarında birçok velinin hangi kurumlara nasıl başvuracağını bilmediği de dikkat çeken sorunlardan biri. Fudul Gençlik ve Aile Sorumlusu Mehmet Kurulay, ailelerin yalnızca öğretmenlere güvenerek süreci takip etmesinin yeterli olmadığını vurguladı.

Fudul Gençlik ve Aile Sorumlusu Mehmet Kurulay @Camiahaber

Kurulay’a göre veliler birliklerinin daha aktif hâle gelmesi, ailelerin okul içindeki mekanizmalarla sürekli iletişim halinde olması gerekiyor. Çocukların yaşadıkları psikolojik baskının zamanla içe kapanma ve hayata karşı kopuşa dönüşebileceğini belirten Kurulay, mobbingin hafife alınmaması gereken ciddi bir toplumsal problem haline geldiğini ifade etti.

Öğretmenler Alarm Veriyor

Sorunun yalnızca velilerin gözlemlerinden ibaret olmadığı, Alman eğitim kurumlarının hazırladığı araştırmalara da yansıyor. Robert Bosch Stiftung tarafından yayımlanan “Deutsches Schulbarometer 2024” araştırmasına göre Almanya’daki öğretmenlerin yaklaşık yarısı öğrenciler arasındaki psikolojik veya fiziksel şiddetin ciddi bir problem haline geldiğini düşünüyor. Özellikle sosyal açıdan dezavantajlı bölgelerde bu endişenin çok daha yüksek seviyelere çıktığı görülüyor.

ALMANYA
| 26 Mart 2021
Almanya’da İnternet Ortamında Gençler Mobbing ve Cinsel Tacizden Daha İyi Korunacak

Araştırmada öğretmenlerin en büyük problemlerden biri olarak doğrudan “öğrenci davranışlarını” göstermesi dikkat çekiyor. Robert Bosch Stiftung Eğitim Direktörü Dr. Dagmar Wolf’un “Sonuçları hasta bir sistemin anlık görüntüsü olarak görüyoruz.” sözleri ise tartışmanın boyutunu ortaya koydu.

Pandemi Sonrası Ciddi Değişim Söz Konusu

Uzmanlar özellikle pandemi sonrası dönemde çocukların sosyal davranışlarında ciddi değişimler yaşandığını, saldırganlık ve dışlayıcı davranışların belirgin şekilde arttığını belirtiyor. Eğitim uzmanlarına göre geçmişte daha çok ergenlik döneminde görülen şiddet eğilimlerinin artık ilkokul seviyesine kadar inmiş olması ise en dikkat çekici gelişmelerden biri olarak değerlendiriliyor.

Almanya’da yalnızca 2024 yılı içerisinde okullarla bağlantılı 94 binden fazla suç vakasının kayda geçtiği belirtilirken, bunların önemli bölümünü şiddet olaylarının oluşturduğu ifade edildi. Aynı yıl içerisinde yaklaşık 750 bıçak vakasının da okul bağlantılı olaylar arasında yer aldığı kaydedildi.(bb)

Almanya’da Anne-Babalar Endişeli: “Çocuklarımız Tehlikede” yazısı ilk önce CAMİA HABER üzerinde ortaya çıktı.

Kaynak: https://camiahaber.com/2026/06/17/almanyada-anne-babalar-endiseli-cocuklarimiz-tehlikede/

Haber Euro Türk
Author: Haber Euro Türk

Haber Euro Türk, Avrupa’daki Türk topluluklarına ve dünya gündemine dair güvenilir, tarafsız ve güncel haberler sunan dijital haber platformudur.


Haber Euro Türk sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

By Haber Euro Türk

Haber Euro Türk, Avrupa’daki Türk topluluklarına ve dünya gündemine dair güvenilir, tarafsız ve güncel haberler sunan dijital haber platformudur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir