Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu
“Her İmkân, Beraberinde Bir Sorumluluk Getirir”

İnsan, bu dünyaya başıboş bırakılmak için değil; imtihan edilmek için gönderilmiştir. Yüce Allah, Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurur: “Sizi yeryüzünün halifeleri kılan, size verdiği şeylerde sizi denemek için kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan O’dur.” (En’âm suresi, 6:165). Bu ayet, hayatın temel dengesini ortaya koyar: Derece varsa imtihan vardır; imkân varsa sorumluluk vardır.

HAYAT
| 20 Ocak 2026
Tutarlılık: Kadim Bir İmtihan

Allah Teâlâ kimseye taşıyamayacağı bir yük yüklemez. Nitekim Bakara suresi 286. ayette, “Allah hiçbir kimseye gücünün yettiğinden başkasını yüklemez.” buyrulur. Bu ilke, İslam’ın adalet anlayışının temelidir. Sorumluluk, kapasiteyle doğru orantılıdır. Fakat burada dikkat edilmesi gereken husus şudur: Gücümüz nispetinde sorumluyuz; ama sahip olduğumuz her imkân, aynı zamanda bir görev alanı açmaktadır.

İbadetler ve İmkân İlişkisi

İslam’ın temel ibadetleri bile imkâna bağlı olarak farz kılınmıştır. Yoluna ve maddi imkânına sahip olan için hac vardır. Nisap miktarı mala sahip olan için zekât vardır. İmkânı olan için kurban vardır. Bu düzenleme bize şunu öğretir: Allah, nimeti artırdıkça sorumluluğu da artırır.

Demek ki mal, sadece tüketilecek bir kazanç değil; paylaşılacak bir emanettir. Sağlık, yalnızca keyifle yaşanacak bir nimet değil; Allah yolunda gayret göstermek için bir fırsattır. Vakit ise doldurulacak bir boşluk değil; hesaba konu olacak bir sermayedir. Asr suresi, insanın hüsranda olduğunu bildirirken kurtuluşu iman, salih amel, hakkı ve sabrı tavsiye şartına bağlar. Yani zaman, sorumluluk bilinciyle anlam kazanır.

Güçlünün Sorumluluğu

Kur’an’da dikkat çekici bir emir de Tevbe suresi 6. ayette yer alır: “Ve eğer müşriklerden biri senden korunma isterse, Allah’ın sözünü duymasına fırsat vermek için onu koruma altına al; sonra onu kendi güvenlik bölgesine ulaştır. Bu uygulama, onların bilmeyen bir topluluk olmalarından dolayıdır.” Bu ayet, Müslümanın gücü oranında merhamet ve güvenlik sorumluluğu taşıdığını gösterir. Güçlü olmak, ezmek değil; korumaktır.

Bedenen güçlü olanın sorumluluğu farklıdır. O, hizmette öne çıkmalıdır. İlmi olanın sorumluluğu daha ağırdır. Cuma suresi 5. ayette, bildiği halde gereğini yapmayanların durumu kitap yüklü eşeğe benzetilir. Bu teşbih, ilmin amel ile taçlanmadığında bir yük hâline geldiğini gösterir. Bilgi, sahibini sorumluluktan muaf kılmaz; aksine daha fazla sorumlu kılar.

Yönetme kabiliyeti olan, organizasyon becerisine sahip bulunan veya toplumda sözü dinlenen kişiler de aynı şekilde emaneti omuzlamalıdır. Nisa suresi 58. ayette emanetlerin ehline verilmesi ve hükmederken adaletle davranılması emredilir. Makam, bir üstünlük vesilesi değil; ağır bir emanettir.

Hepimiz Sorumluyuz

Sevgili Peygamberimiz Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüklerinizden sorumlusunuz.” (Sahih-i Buhari; Sahih-i Müslim). Bu hadis, sorumluluğun sadece yöneticilere ait olmadığını; ailede, işte, toplumda herkesin bir görev alanı bulunduğunu açıkça ortaya koyar.

Bir başka hadiste ise kötülük karşısındaki tavır derecelendirilir: “Kim bir kötülük görürse onu eliyle düzeltsin; buna gücü yetmezse diliyle; buna da gücü yetmezse kalbiyle…” (Sahih-i Müslim). Burada da ölçü aynıdır: Güç nispetinde sorumluluk. Eliyle müdahale edebilecek imkâna sahip olan susamaz. Sözü etkili olan konuşmalıdır. Hiçbir gücü kalmayan ise en azından kalben tavır almalıdır. İmkân arttıkça sorumluluk büyür.

YAZARLAR
| 26 Mart 2024
Zekât İmanın Kesin Delîlidir

Bedenin, Malın ve İlmin Zekâtı

Her nimetin bir zekâtı vardır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Her şeyin bir zekâtı vardır; bedenin zekâtı da oruçtur.” buyurmuştur (Sünen-i İbn Mace). Zekât malı arındırdığı gibi, oruç da bedeni ve nefsi arındırır. Bu bakış açısı, nimetin şükürle korunacağını öğretir.

İlmin zekâtı onu öğretmektir. Malın zekâtı paylaşmaktır. Gücün zekâtı hizmettir. Makamın zekâtı adalettir. Zamanın zekâtı ise onu hayırla değerlendirmektir.

Oruçla ilgili hadislerde de sorumluluk bilinci ön plandadır. Oruç sadece aç kalmak değildir; dili yalandan, kalbi kötülükten korumaktır. Peygamberimiz (s.a.v.), yalanı ve kötü davranışı terk etmeyen kimsenin aç kalmasının Allah katında bir değer taşımayacağını bildirmiştir (Sahih-i Buhari). Demek ki ibadet, şekilden ibaret değil; ahlaki sorumlulukla tamamlanan bir bilinçtir.

İmkân Artıyorsa Hesap Da Artar

Hayat bize eşit imkânlar sunmamış olabilir; fakat herkes kendi imkânı kadar sorumludur. Kimi mala sahiptir, kimi ilme; kimi sağlığa, kimi zamana; kimi etkiye, kimi organizasyon gücüne… Önemli olan, sahip olduğumuz imkânların bizi rehavete değil, göreve çağırdığını fark etmektir.

Unutmamalıyız ki nimet arttıkça hesap da artacaktır. İmkân, ayrıcalık değil; farziyet doğuran bir nimettir. Eğer biz imkânlarımızı Allah rızası istikametinde kullanırsak, derece kazanırız. Aksi hâlde, aynı imkânlar kıyamet günü aleyhimize şahitlik eder.

Bu sebeple her birimiz kendimize şu soruyu sormalıyız: “Allah bana ne verdi ve ben bununla ne yapıyorum?” İşte sorumluluk bilinci tam da burada başlar. Ne kadar imkân varsa, o kadar görev; ne kadar nimet varsa, o kadar hesap vardır. Ve mümin, imkânını yük değil; kulluk fırsatı olarak görendir.

“Her İmkân, Beraberinde Bir Sorumluluk Getirir” yazısı ilk önce CAMİA HABER üzerinde ortaya çıktı.

Kaynak: https://camiahaber.com/2026/05/12/her-imkan-beraberinde-bir-sorumluluk-getirir/

Haber Euro Türk
Author: Haber Euro Türk

Haber Euro Türk, Avrupa’daki Türk topluluklarına ve dünya gündemine dair güvenilir, tarafsız ve güncel haberler sunan dijital haber platformudur.


Haber Euro Türk sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

By Haber Euro Türk

Haber Euro Türk, Avrupa’daki Türk topluluklarına ve dünya gündemine dair güvenilir, tarafsız ve güncel haberler sunan dijital haber platformudur.

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments