Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan ve gazeteci Merdan Yanardağ hakkında 20’şer yıl hapis cezası talep ediliyor. Dava, dün etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak ifade veren Hüseyin Gün’ün savunmasıyla başladı.
MERDAN YANARDAĞ SAVUNMA YAPIYOR
Merdan Yanardağ savunmasında şunları söyledi:
Sayın heyet değerli dostlarım dün 2 savunma izledik biri yakında bu ülkeye cumhurbaşkanı olacak Ekrem İmamoğlu’ydu. Bu dava siyasi gerekçelerle açılmıştır umuyorum ki bu dava sonrası ülkeye bir cumhurbaşkanı çıkacak
Devletin zor aygıtlarını kullanarak siyaset alanını düzenlemeye çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız. 15 milyon kişinin aday gösterdiği birinin tutuklanması bunu delilidir. İdeolojik önyargılarla hazırlanmış bir iddianame. siyaset yapmayı suç sayan bir iddianame
“YUMURTASIZ OMLET YAPMAYA ÇALIŞAN BİR İDDİANAME VAR”
2 tez, 1 makaleyi kaynak göstererek bizi casus yapıyorlar. Yabancı bir ülkeye gerek yokmuş! Yabancı bir istihbarat örgütüne gerek yokmuş! Çünkü bulamadılar kime casusluk yaptığımızı. Çünkü yok. Savcılık makamı yumurtasız omlet yapılabileceğini iddia ediyor. Ben bu iddianameyi yazanları Masterchef programına katılmaya davet ediyorum.”
“BU İDDİANAMENİN KAFASI SOĞUK SAVAŞ KAFASIDIR”
Bu iddianamenin iktidara karşı siyaset yapmayı yasakladığını ve ‘bir içtihat oluşturarak bir dikta hukuku oluşturmaya çalıştığını’ savunan Yanardağ, iddianame ile ilgili eleştirilerine şöyle devam etti:
“Bu iddianamenin kafası Soğuk Savaş kafasıdır. Dolaylı savaş doktrininden besleniyor. Dolaylı savaş doktrini, gayrinizami harp yöntemleriyle mücadele eder. NATO kampı devrimci, sosyalist yapılara karşı o dönemde hukuk dışına çıktı. Türkiye’deki adı kontrgerilla, İtalya’daki adı Gladio’dur. Bu bir Gladio kafasıdır. Brezilya kumpası bozdu. Lula seçime girdi Amerika’nın desteklediği Bolsonaro’yu indirdi. Bolsonaro Amerika’ya kaçarken yakalandı ama insaflılar yargılama sürecinde ev hapsine aldılar. Türkiye’de ne olacak göreceğiz.”
“BU DAVANIN AMACI TELE1’E EL KOYMAK”
Merdan Yanardağ, genel yayın yönetmenliğini üstlendiği ve kendisi tutulandıktan sonra kayyum atanarak satışa çıkarılan TELE1’in patronsuz ve bağımsız bir kanal olduğunu belirtti. Yanardağ, kanalı yaşatmak için destek çağrısı yaptıklarını suçlama konusu olan Seher Alaçam’dan gelen paranın da bu çağrıya cevap veren on binlerce izleyiciden birisi olduğunu söyledi ve şu ifadeleri kullandı:
<div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
“Bu davanın amacı TELE1’e el koymak; beni ve arkadaşlarımı susturmaya çalışmak. TELE1, gazetecilerin kurduğu bir medya organı, ticari bir kuruluş değil. BirGün, Evrensel ve Cumhuriyet gibi yazılı basında bunun örnekleri var ama televizyonculukta yoktu. Destek için açık paylaşım yapıyoruz. Seher Alaçam da bu çağrıya kulak veren TELE1 izleyicilerinden biri. Ben Hüseyin Gün’ü, Seher Alaçım’ın oğlu olarak tanıdım. Telefonumda ‘Hüseyin Alaçam’ olarak kayıtlı çünkü gerçek oğlu zannediyordum. Parantez içinde de hatırlamak için Seher Alaçam’ın oğlu yazmışım. Nasıl bir casusluk örgütüysek artık, birbirimizi bu kadar tanıyoruz!”
“TELE1’İ İYİ BİR SEMTTE DAİRE PARASINA SATIŞA ÇIKARDILAR”
Genel Yayın Yönetmeni olduğu TELE1’e kendisi cezaevindeyken kayyum atanmasına ve satışa çıkarılmasına tepki gösteren Yanardağ, savunmasına şöyle devam etti:
“Bugün TELE1’i İstanbul’da iyi bir semtte 3+1 daire parasına, 28 milyon liraya satışa çıkardılar. Daha dava bitmedi, belki beraat edeceğim! Ki beraat edeceğimden eminim. Niye bu acele? Bu kanala 10 milyon dolar ödemeye hazır olanlar vardı. Bu kanalın satılık olmadığını düşündüğümüz için reddettik. Ortaklık teklif edenler oldu, onu da uygun bulmadık.”
“DEVLET YA BENDEN ÖZÜR DİLEMELİ YA DA BAHÇELİ’Yİ TUTUKLAMALI”
Bu davadan önce ‘çözüm süreci’ bağlamındaki bir yorumu nedeniyle tutuklandığını da hatırlatan Yanardağ, “Devlet ya benden özür dilemeli ya da Devlet Bahçeli’yi tutuklamalı. Benden ileri gitti ve ‘Gelsin Meclis’te konuşsun’ dedi. Darbe yapanlar yargılanacak bu ülkede. Kimse dokunulmaz değil. Siyasi darbe yapıyorlar. Bir bu operasyonu yaptılar bir de çözüm sürecini başlattılar. DEM Parti’yi kendi yanlarına çekerek Kürt siyasal hareketini etkisizleştirmek istiyorlar. Kontrollü bir şekilde seçime gidip kazanmayı amaçlıyorlar” ifadelerini kullandı.
“BİZE ‘CASUS’ DEMEK ATILABİLECEK EN ALÇAK İFTİRADIR”
Hakkındaki casusluk suçlamasını reddeden Yanardağ, şunları söyledi:
“Ben sol görüşlü, sosyalist bir gazeteciyim. Daha bacak kadar çocukken ‘Bağımsız Türkiye’ sloganı atıp yürüyüşlere katıldım. 17 yaşındayken Ariel Şaron’a (Eski İsrail Başbakanı) karşı düzenlenen mitingde konuştum. Bizim gibi insanlara ‘casus’ demek, atılabilecek en alçak iftiradır.”
DURUŞMA BAŞLADI
Bugün savunma yapacak olan Merdan Yanardağ ve Necati Özkan salona geldi. İki isim de duruşmayı takip edenler tarafından alkışlarla karşılandı.
Kaynak: https://www.tele2haber.com/casusluk-davasinda-2-gun-merdan-yanardag-savunma-yapiyor
Haber Euro Türk sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
