Kocaeli Üniversitesi Prof. Dr. Baki Komsuoğlu Kongre Merkezi’nde düzenlenen Bilimsel Araştırmalar Öğrenci Kongresi’nde (KOÜBAK26) “KAAN Projesi: Türkiye’nin Milli Muharip Uçak Vizyonu ve Geleceği” başlıklı oturum gerçekleştirildi.
Oturumda, KAAN Projesi ile ilgili sunum yapan Zengin, TUSAŞ’ın tarihçesini anlattı. Asıl büyük atılımın 2005’te TUSAŞ ve TAI’nin birleşmesinden sonra gerçekleştiğini belirten Zengin, o günden beri Türkiye’nin kendi uçaklarını tasarlayıp ürettiğini söyledi.
Zengin, bugün 5-6 milyon metrekarelik devasa kompleksin artık yetmediğini ve TUSAŞ’ın yavaş yavaş başka şehirlere yayılmaya başladığını dile getirerek, TUSAŞ’ın çok büyük organizasyona dönüştüğünü ve üniversitelerle çok ciddi işbirlikleri yaptıklarını kaydetti.
KAAN Projesi’nin 2010 yılında başladığını hatırlatan Zengin, 2015’te ise çift motorlu ve tek pilotlu KAAN’ın kavramsal olarak seçilmesiyle projenin yavaş yavaş hayat bulmaya başladığını anlattı.
Zengin, KAAN’ın tamamen yerli ve milli uçak olması için yürütülen çalışmalardan bahsederek, “KAAN’da taviz vermediğimiz en önemli isterlerden biri yerli, milli bir savaş uçağına sahip olmak. Bunu yapabilmek için çok ciddi altyapılara ihtiyacımız var. Bu uçağı yurt dışında her türlü teste götüremiyorsunuz çünkü bilgiyi korumanız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Bunun için TUSAŞ’ta inşa ettikleri test tesisleri hakkında bilgi veren Zengin, şöyle devam etti: “Bunlar dünyada çok sayılı tesisler. Yıldırım Test Tesisi dünyada birkaç taneyi geçmez. Amerika’da vardır, Rusya’da, Çin’de vardır, Avrupa’da da belki bir tane vardır. Beşincisi de Türkiye’de. Ne yapıyoruz burada 3,5 milyon volt elektrik vererek uçağın üzerine yıldırım çarpmışçasına yıldırımı simüle ediyoruz. Tam Yansımasız Test Tesisi’nde – uçağın üzerinde onlarca anten, onlarca elektronik ekipman hepsi birbirleriyle etkileşim içinde – bu elektromanyetik etkiler kontrol ediliyor, analiz ediliyor. Rüzgar Tüneli, Avrupa’nın 2. büyük ses altı rüzgar tünelini TUSAŞ’ta inşa ettik. Burada uçağın matematik modelleri test ediliyor. Aerodinamik etkiler inceleniyor.”
“İkinci prototip KAAN’ı birkaç ay içerisinde uçuracağız”
Zengin, KAAN’ın 2022’de prototip üretimine başladıklarını, 2024’te ilk uçuşunu gerçekleştirdiğini belirterek, “Bu süreç o kadar kolay olmadı ama gerçekten çok hızlı oldu. Baktığınızda dünya tarihinde bu seviyede bir uçağın bu kadar kısa sürede üretilip uçurulması söz konusu bile değil. Hindistan bizden çok uzun zaman önce başladığı AMCA projesinde hala savaş uçağını uçurabilmiş değil. Dolayısıyla aslında başarılan işler gerçekten çok ciddi. Bu da ülkemizin geldiği teknolojik seviyeyi gösteriyor.” diye konuştu.
KAAN’ın montajını yaptıkları alanda artık düşük yoğunlukta seri üretime sahip olduklarına dikkati çeken Zengin, “Yılda 6 ila 9 KAAN’ı çıkarabileceğimiz bir üretim ortamına ulaşmış durumdayız. 20 uçaklı sözleşmeyi dün imzaladık SSB (Savunma Sanayi Başkanlığı) ile hava kuvvetlerine teslim etmek üzere. Yılda ilave 24 uçak çıkarabileceğimiz bir alanı da yavaş yavaş tasarlıyoruz, hayata geçireceğiz.” ifadelerini kullandı.
Zengin, ikinci prototip KAAN’ı birkaç ay içerisinde uçuracaklarını dile getirerek, “Hangarda iki tane daha KAAN montaj hattında. Uçacak olan üçüncü KAAN önümüzdeki ay iniş takımlarının üzerine gelmek için gün sayıyor. Dördüncü KAAN da yıl sonuna doğru iniş takımlarının üzerine gelecek.” dedi.
Uğur Zengin, ilk uçan uçağa ilave 3 prototipi daha hazır hale getirmek için gece gündüz çalıştıklarını sözlerine ekledi. KAAN’ın ilk uçuşunda kokpitte yer alan test pilotu Barbaros Demirbaş da deneyimlerini paylaştı.
KAYNAK: Milliyet Gazetesi
Haber Euro Türk sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
