Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu

| Adem Hüyük

Viyana’daki bazı derneklerde çocukların akademik ihtiyaçlarından çok kimlik kaygıları belirleyici olurken, Türkiye odaklı bir çerçevenin yerel gerçekliğin önüne geçtiği görülüyor.

Viyana’da göçmen toplulukların kurduğu dernekler, uzun yıllardır yalnızca sosyal dayanışma alanı değil, aynı zamanda kimliğin korunması için kritik yapılar olarak işlev görüyor. Ancak son yıllarda bu yapıların faaliyetlerine yakından bakıldığında dikkat çekici bir öncelik kayması göze çarpıyor: Çocukların eğitim ihtiyaçları ile aidiyet beklentileri arasındaki denge giderek bozuluyor.

Birçok dernekte, halihazırda camilerin yaygın olmasına rağmen ayrıca imam istihdam edilmesi ve dini eğitim programlarının genişletilmesi bu tercihin somut göstergelerinden biri. Buna karşılık Almanca, matematik ya da okul destek programlarının ya sınırlı kaldığı ya da tamamen geri planda bırakıldığı görülüyor. Bu durum, özellikle ikinci ve üçüncü kuşak çocukların eğitim sistemine uyumunu doğrudan etkileyen bir faktör haline geliyor.

Bu tabloyu şekillendiren unsurlardan biri de derneklerin referans çerçevesi. Sahadaki gözlemler, bazı yapıların faaliyetlerini büyük ölçüde Türkiye merkezli dini ve kültürel anlayışlar üzerinden kurguladığını gösteriyor. Oysa bu derneklerin hedef kitlesi, gündelik hayatını Avusturya’da sürdüren ve bu ülkenin eğitim sistemi içinde var olmaya çalışan çocuklardan oluşuyor. Bu bağlam uyumsuzluğu, çocukların iki farklı dünya arasında sıkışmasına yol açıyor.

Öte yandan derneklerin kullandığı dil ve söylemde, ailelerin kimlik kaygılarına hitap eden, yer yer popülist unsurlar taşıyan bir yaklaşım öne çıkıyor. “Kimlik kaybı” ve “asimilasyon” gibi kavramlar üzerinden kurulan bu söylem, dini eğitimi vazgeçilmez bir öncelik olarak konumlandırırken akademik destek ihtiyacını ikincil hale getirebiliyor.

Ancak bu durumu yalnızca eleştirel bir çerçevede okumak eksik kalır. Çünkü burada söz konusu olan sadece bir tercih değil; aynı zamanda göçmen ailelerin içinde bulunduğu güvensizlik ortamının ve aidiyet arayışının bir yansıması. Bu nedenle mesele, “dini eğitim gereksizdir” gibi indirgemeci bir tartışmadan ziyade, mevcut yapıların çocukların geleceğini nasıl şekillendirdiği sorusu üzerinden ele alınmalı.

ATİB ve Türk Federasyonu’ndan beklenmeyen hamle

Dernekler, tanım gereği ortak bir amaç etrafında bir araya gelen bireylerin oluşturduğu, kâr amacı gütmeyen sivil yapılardır. Göçmen topluluklar açısından ise bu yapılar uzun süre kültürel faaliyetlerin merkezi oldu. Saz kursları, halk oyunları ve spor etkinlikleri gibi alanlar, bu derneklerin temel faaliyetleri arasında yer aldı.

Ancak bu faaliyetlerin büyük ölçüde “kendi içine dönük” kaldığı, Avusturya toplumuyla kültürel etkileşimin sınırlı olduğu da bir gerçek. Bu nedenle son dönemde yaşanan bazı gelişmeler dikkat çekici.

Geçtiğimiz yıllarda Avusturya Türk İslam Birliği [ATİB] ve kısa süre önce Avusturya Türk Federasyonu’nun kendi bünyelerinde Avusturya halk dansları gösterileri düzenlemesi, alışılmış kalıpların dışına çıkan bir adım olarak öne çıktı.

Daha da çarpıcı olan ise şu: Avusturya’da sıklıkla siyasi tartışmaların odağına yerleştirilen bu yapıların, kültürler arası etkileşim konusunda beklenmedik bir adım atması; buna karşılık yerel düzeyde faaliyet gösteren ve çevresinde çok sayıda cami bulunan bazı derneklerin hâlâ dini faaliyetleri genişletmeye odaklanması.

Bu tablo, göçmen toplum içindeki öncelik farklılıklarını da gözler önüne seriyor.

Asıl mesele tercih değil, yön

Bugün gelinen noktada asıl soru şu:
Viyana’daki dernekler, çocukları geleceğe hazırlayan destekleyici yapılar mı olacak, yoksa onları iki dünya arasında sıkışmış bırakmaya devam mı edecek?

Bu soru, yalnızca derneklerin değil, aynı zamanda ailelerin, eğitim sisteminin ve siyasal iklimin de ortak sorumluluğunu işaret ediyor. Çünkü mesele sadece dini eğitim ile akademik başarı arasında bir tercih yapmak değil; bu iki alan arasında sürdürülebilir bir denge kurabilmek.

Ancak mevcut tablo, bu dengenin çoğu zaman bilinçli bir şekilde kurulmadığını, aksine kısa vadeli kaygılar ve reflekslerle şekillendiğini gösteriyor. Kimlik kaybı korkusu ile hareket eden bir yaklaşım, çocukların içinde bulundukları toplumsal gerçekliği göz ardı ettiğinde, uzun vadede tam da kaçınılmak istenen kopuşu derinleştirme riski taşıyor.

Öte yandan tamamen entegrasyon odaklı, aidiyet boyutunu ihmal eden bir yaklaşım da gerçekçi değil. Çünkü aidiyet ihtiyacı karşılanmadığında, çocukların kendilerini ait hissedecekleri alternatif alanlar araması kaçınılmaz hale geliyor. Bu da sorunu çözmek yerine başka bir biçimde yeniden üretiyor.

Dolayısıyla asıl ihtiyaç duyulan şey, derneklerin kendilerini yeniden tanımlayabilmesi. Dini ve kültürel faaliyetlerin varlığını korurken, çocukların dil, eğitim ve mesleki gelişim ihtiyaçlarını merkeze alan bir dönüşüm. Aksi halde bu yapılar, iyi niyetle kurulmuş olsalar bile, çocukların potansiyelini sınırlayan kapalı alanlara dönüşme riskiyle karşı karşıya kalacak.

Sonuç olarak mesele, “kimlik mi eğitim mi” sorusuna verilecek basit bir cevap değil. Asıl mesele, bu iki alanın nasıl bir arada var olacağı ve hangi önceliklerle şekilleneceği. Ve bu soruya verilecek cevap, yalnızca bugünün değil, Avusturya’daki göçmen toplumun geleceğini de belirleyecek.| ©DerVirgül

The post Eğitim ile aidiyet arasındaki gerilim | İyi entegre birey mi – yoksa kimliğini koruyan birey mi? first appeared on Der Virgül.

Kaynak: https://www.dervirgul.com/analiz-yorum/egitim-ile-aidiyet-arasindaki-gerilim-iyi-entegre-birey-mi-yoksa-kimligini-koruyan-birey-mi/72170/

Haber Euro Türk
Author: Haber Euro Türk

Haber Euro Türk, Avrupa’daki Türk topluluklarına ve dünya gündemine dair güvenilir, tarafsız ve güncel haberler sunan dijital haber platformudur.


Haber Euro Türk sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

By Haber Euro Türk

Haber Euro Türk, Avrupa’daki Türk topluluklarına ve dünya gündemine dair güvenilir, tarafsız ve güncel haberler sunan dijital haber platformudur.

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments