Hüseyin Çavuş’un bazı kişilerin Türkiye’ye alınmamasıyla ilgili açıklamasına değinen Derya, bunun “analog faşizmin bir göstergesi” olduğunu söyledi.
Derya, Türkiye yetkililerinin bu tür uygulamalara son vermesi gerektiğini ifade etti.
Hükümetin bazı kriminal kişilere yurttaşlık verdiğini ancak farklı kesimlere yönelik kısıtlayıcı yaklaşımlar sergilendiğini savunan Derya, bu ilişki biçimini kabul etmediklerini söyledi.
Sosyal medya kullanımındaki artışa dikkat çeken Derya, dijital dünyada kullanıcı verilerinin davranışa dönüştürülerek manipülasyon aracı haline getirildiğini, algoritmalar yoluyla bireylerin yönlendirildiğini ve verilerin ekonomik değere dönüştürüldüğünü belirtti.
“Incel” (gönülsüz bekar) akımına da değinen Derya, bu çevrim içi toplulukların özellikle oyun platformları ve dijital ağlar üzerinden örgütlendiğini, anti-feminist, toksik ve maskülen eğilimlerin bu yapılarda görüldüğünü söyledi.
Incel hareketini “vicdandan yoksun, kontrolsüz ve karanlık bir dalga” olarak nitelendiren Derya, bazı şiddet olaylarının da bu tür sistemsel dijital oluşumlarla bağlantılı olabileceğini söyledi.
Sosyal devletin çocuklar ve gençler üzerindeki etkisine de değinen Derya, devletin geri çekilmesiyle gençlerin spor, sanat ve eğitim gibi alanlar yerine kontrolsüz dijital platformlara yöneldiğini, bunun da nefret söylemini ve sosyal sorunları artırdığını ifade etti.
Eğitimde sosyal hizmet mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Derya, dijital kullanımın sınırlandırılması, doğru bilgiye erişimin desteklenmesi ve yanlış bilginin ayırt edilmesine yönelik filtreleme mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Derya, dijital faşizm riskine karşı aileler, bakanlıklar ve Meclis’in ortak politika üretmesi gerektiğini belirterek, “Partiler üstü bir iş birliğiyle çözüm üretilmesi” çağrısında bulundu.

Haber Euro Türk sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
