Tanıklar, mezarların buldozerlerle kazıldığını, kemiklerin ve cenaze kalıntılarının dağıtıldığını anlatıyor.
Gazze’de yaşayan Fatima Abdullah, İsrail ordusunun bu hafta El-Batş Mezarlığı’nda yürüttüğü operasyonda yaşananları zihninden silemediğini söylüyor. Mezarlıkta, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında hayatını kaybeden eşi Muhammed el-Şaaravi’nin mezarı da bulunuyordu.
Üç çocuk annesi Abdullah, El Cezire‘ye yaptığı açıklamada, ordunun arama faaliyetlerini özellikle bu mezarlıkta yoğunlaştırdığını öğrenmenin kendisi için “dayanılmaz bir gerilim” yarattığını dile getirdi.
Abdullah, “Hepimiz diken üstündeydik. Operasyonun El-Batş’ta olduğunu biliyorduk. Herkes, sıranın sevdiklerinin mezarına geleceğinden korkuyordu. Makinelerin kocamın mezarına yaklaştığını hayal ettim ve ‘Hayır, Tanrım’ dedim” diye konuştu.
‘Yas tutma hakkımız bile ihlal edildi’
Muhammed el-Şaaravi, 11 Aralık 2024’te Tuffah’ta arkadaşlarıyla birlikteyken düzenlenen bir İsrail insansız hava aracı saldırısında öldürüldü. O sırada Abdullah ve çocukları Gazze’nin güneyinde yerlerinden edilmişti.
“Ölüler bile esirgenmedi” diyen Abdullah, yas tutma ve sevdiklerinin onurunu koruma hakkının da ihlal edildiğini vurguladı. Abdullah şunları kaydetti:
Cesetler dağılmıştı. Kemikler, torbalar etrafa atılmıştı. Mezarlar buldozerlerle yıkılıyor, kalıntılar sanki hiçbir şey ifade etmiyormuş gibi ortadan kaldırılıyordu.
İsrail ordusu, esir alınan İsrailli polis memuru Ran Gvili’yi arama gerekçesiyle yürütülen operasyon sırasında ağır iş makineleri ve buldozerler kullanarak kısa sürede yaklaşık 250 mezarı kazdı. Uydu ve hava fotoğrafları, hem eski hem de yeni mezarların tahrip edildiğini, mezar taşlarının yıkıldığını ve mezarlığın peyzajının büyük ölçüde değiştirildiğini ortaya koydu.
Mezarlığa erişim hâlâ mümkün değil
Haziran 2024’te Şucaiye’den on binlerce kişinin zorla tahliye edilmesinin ardından Abdullah, enkaz ve askeri teçhizatla çevrili mezarlığa artık ulaşamadı. El-Batş Mezarlığı’nın İsrail askeri kontrolü altındaki “sarı hat”a yakın olması nedeniyle, Ekim 2025’te ilan edilen ateşkese rağmen risk sürüyor.
“Ne aldıklarını, hangi kalıntıların geri verildiğini kimse bilmiyor” diyen Abdullah, ateşkesin ikinci aşamasında mezarlığı ziyaret edip eşinin mezarını kontrol edebilmeyi umut ediyor ve şunları söylüyor: “Gazze halkı olarak düzgün yas tutma lüksümüz bile olmadı. Şimdi sevdiklerimizin mezarları da elimizden alındı.”

İsrail’in mezarlıkları tahrip etme sicili
İnsan hakları örgütlerine göre İsrail ordusu, yıllardır Gazze’deki Filistin mezarlıklarını bombalıyor, kazıyor ve buldozerlerle yıkıyor. Bu uygulamalar, uluslararası insancıl hukukun açık ihlali olarak değerlendiriliyor.
Euro-Med İnsan Hakları İzleme Örgütü, İsrail’in Gazze’deki 60 mezarlıktan en az 21’ini tahrip ettiğini veya ağır hasar verdiğini belgeledi. Rapora göre kalıntılar çıkarıldı, karıştırıldı ya da kayboldu; binlerce aile yakınlarının akıbetine dair belirsizlik içinde bırakıldı.
Tahrip edilen alanlar arasında Beyt Hanun, Cibaliye’deki El-Feluce, Gazze Şehri’ndeki Ali İbn Mervan, Şeyh Radvan, El-Şuheyda Doğu ve Tunus mezarlıkları ile Aziz Porphyrius Kilisesi mezarlığı yer alıyor. Han Yunus’taki Avusturya Mahallesi Mezarlığı da ağır hasar gören alanlar arasında.
‘Sanki bir kez daha öldürülmüşler gibi’
El-Batş Mezarlığı’ndaki kazılar, Madeline Şukayeh için de eski bir yarayı yeniden açtı. Şukayeh’in kız kardeşi Maram ve dört aylık bebeği Yumna, 28 Ekim 2023’te Gazze’nin merkezinde düzenlenen bir İsrail saldırısında hayatını kaybetti ve El-Batş’a gömüldü.
“Mezar yerini büyük çabalarla bulmuştuk. Mezar taşı sağlamdı” diyen Şukayeh, “Şimdi ise her şey belirsiz. Sanki onları tekrar öldürmüşler gibi” ifadelerini kullandı. Aile, kazılardan sonra cenazelere ne olduğunu hâlâ bilmiyor.

‘Babamın bugün bir mezarı yok’
Benzer bir hikâye, El-Şifa çevresindeki geçici mezarlıkta babasını kaybeden Rola Ebu Seydo’nun yaşadıklarıyla da ortaya çıkıyor. İsrail ordusunun bölgeyi buldozerlerle düzleştirmesinin ardından, ailesi babasının mezarını bir daha bulamadı.
“Nerede olduğunu bilmiyoruz” diyen Ebu Seydo, “Babamın bugün bir mezarı yok” sözleriyle yaşanan kaybın boyutunu özetledi.
KAYNAK: Haber SOL
Haber Euro Türk sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
