Toplam 20 kişinin çalıştığı fabrika 50 yıldır faaliyette. Adından da anlaşılacağı üzere fabrikada çeşitli boylarda conta, özellikle de iş makineleri ve kamyon gibi araçların motor contalarının üretimi yapılıyor. Fabrika başta otomotiv olmak üzere pek çok sektörde çok önemli şirketlerin yan üreticisi. Bunların arasında BMC, Ford, Tümosan Traktör, Hyundai ve hatta Tesla bile var. Tesla’nın ilk elektrikli arabasının contasını üretenler de Temel Conta işçileri.
Tüm işi içerideki 20 işçi yapıyor.
Zaten kolay olmayan işe bir de patronun ağırlaştırdığı çalışma koşulları, işçilerin tepesinden inmeyen üretim baskısı ve asgari ücret düzeyinde kalan maaşlar eklenince, işçiler, Petrol-İş Sendikası’nda örgütlenip greve gitme kararı alıyor. O günden beri de fabrika önünde bekliyorlar.
‘Ucuza çalıştırıp, sindiririz’ dedikleri kadın işçiler grevde ısrarcı
Greve çıkan 16 işçiden 12’si kadın. Yani fabrikada çalışan işçilerin de büyük kısmını kadınlar oluşturuyor.
11 yıldır fabrikaya emek veren Sinem Kaya, “Başta öyle değildi. İlk girdiğimizde erkekler çalışıyordu ve asgari ücretin üstünde alıyorlardı. Sonra aynı işi yapan kadınlara ‘bunlar ses çıkarmaz’ denilerek asgari ücret verildi. Kadınlar haklarını isteyince erkek arkadaşlarımızın maaşı da düşürüldü. Bu giderek politika haline geldi ve kadın sayısı da arttı” diye anlatıyor.
Kadın işçilerin daha ucuza çalıştırılmasının yanı sıra patronun gözünde kendilerinin “daha itaatkâr olurlar” diye görüldüklerini, patronun kadın işçileri korkutup sindirmeye çalıştığını söylüyor. “Bu anlamda da içeride yoğun bir baskı vardı. Makine başında ağlayarak çalıştığımız çok oldu” diyor.
Böyle olunca grevde ısrarcı olan, direnişi sırtlananlar da kadınlar oluyor.

‘Havalandırması olmayan fabrikada, maskesiz zehirli gazları soluyarak asgari ücretle çalıştırıldık’
“Dışarı çıktığımızda üretimi durdurmuştuk. Patron grevi kırmak için bu süreçte sürekli eleman aldı ama yerimizi dolduramadı. İşimiz ustalık isteyen bir iş. Grevin ilk zamanlarında da makineleri taşımaya kalkmıştı o zaman da başaramadı. Herhangi bir yaptırımı olmadığı, işçileri hakları korunmadığı için patron tekrar buna cesaret edebiliyor” diyen Sinem Kaya çalışma koşullarının çok ağır olduğunu söylüyor.
Havalandırması, soğutması, ısıtması olmayan fabrikada, maskesiz şekilde zehirli gazları soluyarak, yaptıkları uzun ve yorucu işlere rağmen asgari ücretle çalıştırıldıklarını ifade ediyor.
Sinem Kaya, “35-20 yıllık elemanlar 17 bin lira aldığımız için kapının önüne çıktık. Conta deyince aklımıza ilk önce küçük boylarda ürünler gelir ama biz çeşitli şekillerdeki metalleri, kauçukla, silikonla, nitrille nakış gibi işleyerek çalışıyoruz” diyor.
Grev kırıcı patrondan ‘makine taşıma’ hamlesi
Grevi kırmaktan başka çaresi kalmayan patron, Kemalpaşa’da bulunan makineleri “yeni tesise götüreceğim” diyerek “adres değişikliği yapacağını” duyuruyor ve Torbalı ilçesinde bulunan fabrikasına taşımak istiyor.
Önceki gün bir girişimde de bulundular. Fabrikanın önüne kamyonları getirdiler ancak işçilerin engellemesiyle karşılaştılar. Temel Conta işçileri patronun yarın ya da Cumartesi günü yeniden makineleri taşımayı deneyeceğini söylüyor.
İçeride çalışan işçiler de, grevdeki işçilere “Önümüzdeki 3 gün içerisinde burası tamamen taşınmış olacak. Torbalı’da faaliyetine devam edecek” denildiğini anlatıyor. Sinem Kaya şunları söylüyor:
Bu düpedüz grev kırıcılığıdır. Grev olan fabrikadan tek bir makine bile çıkmaz ama yasalarda boşluklar var ve patronlar o boşlukları kendilerince dolduruyorlar. Bu nedenle kendilerine kesilme ihtimali olan para cezasıyla işin içinden sıyrılacaklarını düşünüyorlar.
Fabrikadan makineler çıkarsa biz de Torbalı’daki fabrika önüne gidip çadırımızı oraya kuracağız. Emeğimizden asla vazgeçmeyeceğiz, elimizden geleni yapacağız. O makinelerin asıl sahibi bizdik. Biz ter akıttık, emek verdik. Onlar bizim ekmek kapımız, geri adım atmayacağız.
Kaya, işçilerin bu adımla grev hakkının gasp edilmek istendiğini, dolayısıyla bu sadece Temel Conta işçilerinin problemi olmadığını da hatırlatıyor.
Patron masaya oturmuyor
Patron işçilerle müzakere etme, masaya oturma yoluna gitme konusunda da hiç istekli değil.
İşçiler, patronlarla bir kere doğrudan muhatap olduklarını onda da kendilerine, “Sendikayı dayatmayın, girin çalışın” denildiğini söylüyor. Grevdeki işçilerin taleplerini dinlemeyen patron “asla oturup konuşmam” diyor.

Sinem Kaya ise önümüzdeki günlerde de nöbete devam edeceklerinin altını çizerek şöyle konuşuyor: “Fabrikadan makineler çıkarsa biz de Torbalı’daki fabrika önüne gidip çadırımızı oraya kuracağız. Emeğimizden asla vazgeçmeyeceğiz, elimizden geleni yapacağız. O makinelerin asıl sahibi bizdik. Biz ter akıttık, emek verdik. Onlar bizim ekmek kapımız, geri adım atmayacağız.”
KAYNAK: Haber SOL
Haber Euro Türk sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
