İstanbul’un Kağıthane ilçesinde yer alan Talatpaşa Mahallesi’nde 1 Mayıs Cuma günü saat 20.00’da akıllara durgunluk veren bir olay meydana geldi.
Aynur Bekdemir, antrenmandan çıkan oğlu B.B ve ağabeyinin 4 yaşındaki çocuğuyla evlerine gitmek üzere sokakta yürümeye başladı.
Bu sırada Bekdemir, kaldırımın dar olması nedeniyle yoldan ilerledi. Bekdemir’in oğlu B.B ise kaldırımda bulunan direğin yanından geçtiği esnada bir anda elektrik akımına kapıldı.
Panikleyen çocuğu annesi montrundan çekerek kurtardı. Bekdemir çevrede bulunanlardan yardım isteyerek oğlunu direğin yanından uzaklaştırdı. Olay anı güvenlik kamerasına yansıdı.
Görüntülerde, B.B.’nin kaldırımda yürüdüğü sırada elektrik direğine temas etmesi ve annesinin müdahale ettiği anlar yer aldı.

KAN DEĞERLERİ YÜKSELDİ
Olayın ardından Aynur Bekdemir, oğlunu kendi imkanlarıyla Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi’ne götürdü. Yapılan kontrollerde B.B.‘nin elektrik çarpmasına bağlı bazı kan değerlerinin yükseldiği belirlendi.
B.B.’nin yaklaşık 12 saat müşahade altında tutulduğu, serum takıldığı, belirli aralıklarla kan tahlili yapıldığı ve EKG çekildiği öğrenildi.
Kalp ritmini takip etmek amacıyla cihaza bağlanan çocuğun, ertesi gün değerlerinin düşmeye başlaması üzerine taburcu edildiği belirtildi.

‘ARKADAŞLARIMA BENDEN ELEKTRİK ÇARPAR’
Anne Bekdemir’in oğlu B.B.’nin olayın ilk gününde elinde hissizlik ve güç kaybı yaşadığı, elini sıkmakta zorlandığı ancak şikayetlerinin zamanla geçtiğini söylediği öğrenildi. Kardiyoloji bölümünde kontrolden geçirilen çocuğun, elektrik akımına kısa süre maruz kaldığı için kalp kaslarında herhangi bir sıkıntı oluşmadığı bilgisi edinildi.
Bekdemir’in, oğlunun olayın ardından uzun süre korku yaşadığını, kıyafetlerini çıkarırken oluşan elektriklenmeden bile çekindiğini ve ‘Arkadaşlarımla oyun oynayamam, benden onlara elektrik çarpar’ dediğini anlattığı öğrenildi.
B.B.’nin yaşanan olayın ardından evdeki prizlere dokunmadığı ve ışıkları ailesine yaktırdığı da belirtildi.
‘ÖMRÜMÜZDEN ÖMÜR GÖTÜRDÜ’
Olayla ilgili konuşan Aynur Bekdemir, “8 yaşındaki oğlum, 4 yaşındaki yeğenimle birlikte antremandan çıkmış ve evimize doğru ilerliyorduk. Bir aydınlatma direğinde elektrik kaçağı varmış. Yanından geçerken oğlum elektrik akımına kapıldı ve Okmeydanı Cemil Taşçıoğlu hastanesinde müşahade altına alındı. Birkaç saniyelik bir olaydı ama ömrümüzden ömür götürdü. Bir anda onun çığlıklarıyla arkama döndüğümde çocuğumu titrer çığlık halinde görünce bir anda refleksle onu çekip almışım. Elektrik olduğunu bile anlayamadım. Çok korkunç anlardı” dedi.
‘BURASI OKUL SOKAĞI; BU DİREKLER TEHLİKE SAÇIYOR’
Anne Bekdemir, “Oğlumu hastaneye götürdüğümüzde de 12 saat müşahade altında olması gerektiği söylendi. Daha sonradan da kan değerleri yükselebiliyormuş. O yüzden kontrol altında olması gerekiyormuş. Fakat ilk yapılan kan testlerinde değerleri zaten yükselmişti. Serumlar takıldı. EKG’ler çekildi. Cihaza bağlayıp 12 saat müşahade altında tuttular. 12 saat sonra değerlerin normale dönmesiyle biz hastaneden taburcu edildik. Daha sonra kardiyoloji bölümünde, çocuk kardiyoloji bölümünde oğlumu muayene ettirdim. Kısa süreli bir akım olması sebebiyle çok şükür kalp kaslarına zarar vermeden biz bu hadiseyi atlatmış olduk. Bu olay adli vaka olarak hastanede tutanaklarımız tutuldu. Daha sonrasında da Çağlayan karakoluna gidip şikayetçi olduk. Çünkü burası bir okul sokağı. Bir sürü çocuk her gün o yokuştan inip çıkıyor ve sadece o kaldırımları kullanmak zorunda. Kaldırımın en dar alanında iki tane direk var ve bu direkler tehlikesi açıyor. Bunun sorumluları ya da alınması gereken tedbir her neyse bu vesileyle alınmasını istiyoruz” diye konuştu.

‘OĞLUM ŞOKA GİRDİ’
Emniyete giden Aynur Bekdemir ilgili elektrik kurumundan ve sorumlularından şikayetçi oldu. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı. Bekdemir, emniyette verdiği ifadede, “Yokuş aşağı doğru yürümeye devam ederken kaldırımın dar olmasından ve birde kaldırım üzerinde elektrik direği bulunmasından dolayı geçişimi tamamlamak için ben yola indim. Oğlum kaldırım üzerinden geçişini tamamlamak üzereyken elektrik direğinin yanından geçerken birden çığlık attı. Bu sırada baktığımda oğlum B.B.’nin sol kolunun ve elinin elektrik direğine temas etmiş halde olduğunu gördüm. O anki panikle birden oğlumu montundan kendime doğru çektim. Ancak zorlandım. Bu sırada oğlum ‘kolumu çekemiyorum’ diyerek sağ eliyle kaldırım dibindeki demir korkuluklarına tutundu. Zor bela çocuğumu elektrik direği temasından kurtardım. Hemen oğlumu kontrol ettim. Oğlum o sırada şok halindeydi. Sorularıma cevap veremedi” dediği öğrenildi.

‘ANNE “AYAKLARIMA KADAR TİTREDİM” DEDİ’
Aynur Bekdemir’in ifadesinde ise, “Kendi imkanlarımızla oğlumu Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesine götürdük. Tedavisini yaptırdım. Doktorlardan aldığım ön bilgiler doğrultusunda oğlumun kan değerlerinin çok yüksek olduğunu, bunun da elektrik çarpması vakalarında olan durumlar olduğunu öğrendim. Oğlum hastanede biraz kendine gelince bana ‘Anne elektrik direğine dokununca ayaklarıma kadar titredim, elektrik çarptı’ diye cevap verdi. Oğlum yaklaşık 12 saat müşahade altında tutuldu. Ertesi gün saat 09.00 sıralarında oğlum taburcu edildi. Bazen ensesi ağrıyor şikayetlerinde bulunmaktadır. Doktorların oğlumla ilgili tavsiye ettiği durumları da kontrol etmeye çalışıyorum. Oğlum B.B.’yi elektrik çarptı. Sokakta, kaldırım üzerinde bulunan, herkesin geçebileceği bir yerde elektrik direğindeki kaçaktan dolayı oğlum mağdur oldu. Gerekli bakım, onarım, tadilat zamanında yapılsaydı bu gerçekleşmezdi; oğlum da mağdur olmazdı. Bu olay daha da kötü neticeyle sonuçlanabilirdi” ifadelerini kullandı.

‘ELİ DİREĞE YAPIŞTI; ÇIĞLIK ATMAYA BAŞLADI’
OIay günü yaşadıklarını anlatan anne Aynur Bekdemir, “Oğlum lisanslı tekvandocu. Antrenman çıkışı evimize gidiyorduk. Kardeşimin oğluyla birlikte buradan inmeye çalıştık. Kardeşimin oğlu da 4 yaşında. Benim oğlum 8 yaşında. İkisi de çok küçük. Ellerinden tutarak indirmeye çalışıyorum buradan. Önce oğlum geçecekti. Ben yol tarafından elini tutarak geçecektim; fakat oğlum buradan geçemedi. Eli direğe yapıştı ve böyle hani sarılır pozisyona geldi elini kurtaramadığı için bu korkuluklara dokunuyor ve onunla çığlık atmaya başladı. Böylelikle zaten konuşuyordum onunla ‘Hadi’ dedim. Çünkü akşam saati bir de gözümün önünde olmasını istiyorum. Öyle olunca arkama döndüm ve onun çığlık atmasıyla montundan tutup çektim; çektim fakat çocuk kendinde değil.
Gözleri dönmüş halde çığlık çığlığa bağırıyor. Bir de çektiğimde çok sert geldi. Eli de burada arkada olunca acaba açık bir yer vardı da parmağı mı girdi. Ben o kuvvetle çekince parmağını kopardım falan düşünüyorum. Saniyelik şeyler ama bunların hepsini yaşıyorsunuz. Ben açtım parmaklarımı kontrol ediyorum. Acaba kopuk parmak var mı diye. Çocuk sakinleştikten sonra ‘Anne elektrik çarptı ayaklarıma kadar titredim’ dedi. Öylelikle elektrik çarpmış olduğunu anladım. Saniyelik gelişen bir olay oldu. Sakinleştirmeye çalıştık. Elektrik çarpınca ne yapılacağı konusunda beynimiz durdu. Toprağa basmak gerekiyor. Hemen hocamı aradım, ne de olsa yakın.
‘Hocam, Burak’a elektrik çarptı. Ne yapmamız gerekiyor’ dedim. Daha sonra hastaneye götürdük. Hastaneye götürdüğümüzde doktor hanım, ‘Daha sonra da kan değerleri yükselebiliyor; o yüzden müşahede altında tutmamız gerekiyor’ dedi. Kan tahlilleri yapıldı, EKG’si çekildi. Bir takım cihazlar takıldı göğsüne ve ilk kan tahlillerinde değerlerinin yükselmiş olduğunu gördük. O değerlerin düşmesi gerektiğini, düşmeden çıkamayacağımızı söylediler. Daha sonra, ertesi gün sabah yapılan tahlillerden sonra değerlerin düşüşe geçtiğini, bunun normal olduğuna, normale döndüğümüzü, bundan sebep de taburcu olabileceğimizi söylediklerinde rahatlamış oldum.” dedi.

‘YANIMIZDAN İNSANLAR GEÇMİŞ; KİMSE ÇIĞLIĞIMIZA BAKMAMIŞ’
Anne Bekdemir, “Şöyle 2 saat sonra böyle aklım başıma geldi. Bir taraftan hem duyan kardeşim arıyor, hocam arıyor. ‘Ne yaptık, ne yaptınız, nasıl oldu’ diye. Bu direği mesela aklıma o geldi. Sabah okul var zannediyorum. Cuma ama çocuklar geçecek buradan. O çocuklar nasıl geçecek, acaba kimse aradı mı. Çünkü kimse sokağa çıkmadı çığlık çığlığa. Mesela ben kamera görüntülerini çıkardım. Yanımızdan aslında insanlar geçmiş. Kimse bizim çığlığımıza bakmamış. Kimse aramamıştır diye direkt bir kaçak olduğunu, oğlumun akıma kapıldığını, bizim hastanede olduğumuzu onlara da bildirdim. O psikoloji çok kötüydü. Mesela kızım şu anda hala uyuyamıyor.
‘Kardeşim titriyor anne gözümün önünde’ diyor. Aynı odada yatıyorlar. ‘Sanki titriyor anne’ diyor ve ikisi de benim yanıma geliyor gece boyunca. Yanlarında yatıyorum. Ağlıyor, kardeşini tek bırakmak istemiyor. Buradan geçebiliyor mu. Buradan geçemiyoruz, maalesef buradan geçemiyoruz. Direklere yaklaşamıyoruz. Öyle bir psikolojimiz var. Hatta oğlum ilk gün okula gitmek istemediğini söyledi. Kazağımızı çıkarınca vücudumuzda oluşan o elektriklenmeden yaşamıştı birkaç defa ablasına dokunurken. ‘Anne bende hala elektrik var galiba; arkadaşlarıma zarar veririm; oynayamam onlarla’ deyip okula gitmek istemedi. Hala korkuyor.Telefonumu şarja takamıyorlar. Işıkları açamıyorlar. Mesela tek başına tuvalete gitmiyorlar artık.
Biz ne zaman geldiklerini bilmiyoruz. Kamera kaydını aradığımızda 1 saat sonra gibi bir zaman diliminde gelip burayı da orayı da kontrol etmiş ama ondan sonra kamera çekimi, ev sahibinin evde olmaması, elektriklerin kesik olmasından dolayı kayıt orada kalmış. Sonrasında ne yapıldı bilmiyorum. Bize bir dönüş de sağlanmadı.” dedi.

‘BU DİREĞİN BURADAN KALKMASI GEREKİYOR’
Anne Bekdemir, “Önce şu direğin buradan kalkması gerekiyor ya da başka bir çözüm bulunması gerekiyor. Bakın bir adımlık yer var ve burada en çok çocuklar kullanıyor. Evet yaşlılar kullanıyor, gençler kullanıyor ama en çok çocuklar çünkü okul yolu burası. Bir kaldırım düzenlemesi şart. Bu direklere bir tedbir alınması lazım. İnsan boyu kadar plastik yapılamıyor mu mesela. Bilemiyorum ama bunlar bu hadiseyi yaşadıktan sonra benim kafamda dönen şeyler maalesef” dedi.
KAYNAK: Milliyet Gazetesi
Haber Euro Türk sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
