Soğuk Savaş’ın ardından bir “stratejik prim” olarak sunulan refah devletinin tasfiyesiyle başlayan süreç, orta sınıfı “Büyük Mülksüzleşme” ve abonelik ekonomisi kıskacına sürüklerken mülkiyet kavramını dijital lisanslara ve kira döngülerine hapsediyor. Barınma hakkının finansal bir yatırım aracına dönüştüğü ve egemenliğin özel şirketlere geçtiği bu yeni-feodal düzende, mülksüzleştirme üzerinden şekillenen maliyet baskısı enflasyonun yükselmeye devam edeceği bir tabloyu beraberinde getiriyor. Peki, sıradan yurttaşın hiçbir şeye sahip olmadığı bu yeni ekonomik düzenin perde arkasında hangi yapısal dönüşümler yatıyor? İşte mülksüzleşmenin ve yeni-feodalizmin anatomisi…

Haber Euro Türk sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
