Haber Merkezi
Hakları için mücadele başlatan Panista işçileri, patronun eylem öncesi savurduğu tehditlere karşın firmanın Beşiktaş Akatlar Şubesi önünde eylem yaptı. İşçiler, hem biriken alacaklarını hem de gasp edilen haklarını geri istiyor.
Haklarını almak isteyen işçiler Patronların Ensesindeyiz Dayanışma Ağı ile bir araya gelerek mücadele başlattı. Yıllarca düşük ücretlerle, bazı dönemlerse maaş dahi alamadan çalışarak patronlarını zengin ettiklerini belirten işçiler, buna karşılık hiçbir haklarını alamadan “kapı dışarı edildiklerini” ve buna sessiz kalmayacaklarını ilan etti.
Bugün Panista’nın Beşiktaş Akatlar Şubesi önünde bir araya gelen işçiler, haklarını alana kadar mücadele edeceklerini duyurdu.
Öte yandan eylem öncesinde Doruk Un Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Erbap’ın işçilere ulaştığı ve tehditler savurarak eylem yapmalarını engellemeye çalıştığı öğrenildi.
‘Emek sömürüsünü ve hak gaspını şirket politikası haline getirdiler’
Patronların Ensesindeyiz Panista İşçileri Dayanışma Ağı’nı kurarak hakları için mücadele edeceklerini duyuran işçiler, bugün Panista’nın Beşiktaş Akatlar Şubesi önünde bir araya geldi.
Yaptıkları eylemde alın terlerini patrona bırakmayacaklarını vurgulayan işçilerin basın açıklamasını, kendi aralarında temsilci olarak belirledikleri Panista işçisi Emre Oytun okudu.
Oytun, “Bizler Panista işçileri olarak, yıllardır üç kuruşa Doruk Un için çalıyoruz. Onlarca işçi geçtiğimiz yıl işten çıkarıldık. Başta kıdem tazminatlarımız olmak üzere feshe dair alacaklarımız verilmezken; bırakın kıdem tazminatlarımızı aylık ücretlerimiz dahi ödenmedi” diyerek yaşadıkları süreci anlattı.
Panista’nın, Doruk Un’un iştiraklerinden olan Kile Unlu Mamuller’e ait bir şirket olduğunu hatırlatan Oytun, firmanın geçmişe dair şöyle konuştu:
“Kamuoyu, Doruk Un’u ve iştiraklerini “Komşu Fırın” adıyla hatırlamaktadır. Şirket pandemi zamanında ismi Komşu Fırın iken konkordato ilan etmiş ve yine onlarca işçiyi haklarını vermeden işten çıkarmıştır. Daha sonrasında minareyi çalan, kılıfını uydurmuş ve yola Panista ismiyle devam edilmiştir.
Doruk Un patronları hukuksuzluğu hukuk; emek sömürüsünü ve hak gaspını şirket politikası haline getirmişlerdir. Şirket ve bağlı iştirakleri incelendiğinde görülenler: iştiraklerin satışları, devirleri, isim değişiklikleri, konkordato ilanları, icralar ve iflaslar…”
Doruk Un’un kazançları katlamak, borçlarından sıyrılmak ve en önemlisi de işçilerin haklarını gasp etmek adına hukuku eğip büktüğüne işaret eden Oytun, “İştirakleri kendi içlerinde devrediyor, isimlerini değiştiriyor; yine işlerini sürdürüyorlar. Kendilerini temize çektiklerini zannediyorlar. Ama bu sefer minareyi çalanın kılıfına uyduramayacağını ilan ediyoruz” diye konuştu.
Oytun, aynı zamanda Hububat Tedarikçileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı olan Doruk Un Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Gürsel Erbap’a işaret etti ve “Her konuşmasında Doruk Un’a ait markaların nasıl büyüdüğünü, kaç ülkeye, kaç kıtaya ihracat yaptıklarını anlatırken; sıra tüm servetlerini yaratan işçilere geldiğinde ise kapıyı göstermekten çekinmiyor” dedi.

‘Haklarımızın tamamını alana kadar mücadele edeceğiz’
Oytun sözlerine şöyle devam etti:
“Panista işçileri olarak; kendilerini bu ülkenin yüz akı olarak gösterenlerin, işçilerin haklarını ödememek adına neler yaptığının farkındayız. Ülkenin gerçek yüz akının; emeğiyle geçinen, emeğiyle tüm zenginlikleri yaratan biz, işçiler olduğumuzu biliyoruz. Onlar servetlerini katlayıp, keyif sürerken, haklarımızın gasp edilmesine razı olmayacağız.
Yan yana geldik ve Patronların Ensesindeyiz Panista İşçileri Dayanışma Ağı’nı kurduk. Başta işten çıkarılan tüm arkadaşlarımıza, Doruk Un’un iştiraklerinde hakları gasp edilen tüm arkadaşlarımıza ve emekçi halkımıza ilan ediyoruz: Haklarımızın tamamını alana kadar mücadele edeceğiz.”
‘Çalıştığımız yerlere hakkımızı almak için geleceğiz’
Patronların Ensesindeyiz Panista İşçileri Dayanışma Ağı adına çağrıda bulunan Oytun, “Doruk Un’un mağdur ettiği tüm emekçi kardeşlerimiz, bizimle iletişime geçin. Geçin ki, mücadeleyi büyütelim. Geçin ki, hepimiz haklarımızı alabilelim. Emin olduğumuz tek şey: birleşirsek, yan yana gelirsek güçlüyüz. Aksi takdirde Komşu Fırın gider, Panista gelir. Panista gider bir başkası gelir. Patronlar kazançlarını katlar, işçiler yine hakları ödenmeden kapının önüne konur” ifadelerini kullandı.
“Doruk Un ve Panista patronlarını uyarıyoruz” diyen Oytun, hakları ödenene kadar patronların ensesinde olacaklarını ilan etti ve basın açıklamasını şöyle noktaladı:
“Haklarımız ödenene kadar, tüm Panista şubeleri ve Doruk Un iştirakleri; mağduriyetimizi ve taleplerimizi anlatacağımız alanlar olacak. Yıllardır çalıştığımız yerlere, hakkımızı almak için geleceğiz. Talebimiz açık ve net: tüm haklarımızı derhal ödeyin.”
Patronlara zenginlik, işçilere tehdit
Öte yandan Panista Akatlar Şubesi önünde sesini duyurmak için bir araya gelen işçilerin, eylem öncesinde Doruk Un Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Erbap tarafından tehdit edildiği öğrenildi.
Eylem haberini duyduğunda işçilere ulaşan Erbap’ın, eylem sonunda “tek karlı çıkacak kişinin kendisi olacağını” belirttiği ve işçileri tehdit ederek eylem yapmalarını engellemeye çalıştığı belirtildi.
‘Patron açıkça suç işliyor, yasaları kendi çıkarı için kullanıyor!’
Patronların Ensesindeyiz Temsilcisi Selahattin Kural da eylemde konuşma yaptı.
Sözlerine “Panista patronu hem işçileri çalıştırıp sömüreceğini hem de haklarını ödemeyerek gasp edeceğini sanıyor” diyerek başlayan Kural, işçilerin haklarının derhal ödenmesini talep etti.
Bugün yapılan eylemin bir başka amacı daha olduğunu aktran Kural, şöyle konuştu:
“Panista işçileri kazanacak, kazanmalılar. Ülkemizde çok derin bir yoksulluk, eşitsizlik var. Bu yoksulluğun, eşitsizliğin kaynağını gayet iyi biliyoruz. Bir avuç insan çıkıyor ve işçileri sömürerek, haklarını gasp edersek zenginleşiyor. Bu ülkenin kaynaklarını kendi çıkarları için kullanıyorlar, bu ülkenin bütün yasalarını kendi çıkarları doğrultusunda yontuyorlar.
Buradan ilan ediyoruz: Bu ülkede işçilerin sömürülmesi doğal olan olamaz. İşçiler emeğiyle geçinmeye çalışıyorlar, değer üretiyorlar. Bunun karşılığını vermek zorundalar. Panista işçilerinin verdiği mücadele bu nedenle çok önemli. Eşitsizliği ortaya koyduğu için…”
Kural, nerede olursa olsun işçilerin verdiği mücadelenin yükseltilmesi ve büyütülmesi gerektiğine işaret etti ve “Bu nedenle Panista işçileri, Doruk Un işçileri haksızlığa uğruyorsa bu pankartın arkasında işçi kardeşlerimizle beraber birlikte olmamalılar. Panista patronunun karşısına beraber dikilmeliler. Panista patronu farklı şubeleri de olan patron” ifadelerini kullandı.
Konkordato ilan eden Komşu Fırın’ın Panista ismiyle faaliyetlerine devam ettiğini hatırlatan Kural, “Hem işçiyi sömüreceksiniz hem işçinin alın terinden geçinmeye çalışacaksınız hem de usulsüzlükler yapacaksınız ve yasaları kendi çıkarlarınız için kullanacaksınız. Böyle bir şey kabul edilemez, buna itiraz edilmesi gerekir” dedi.
Panista patronunun da Panista’nın bütün hissedarlarının da suç işlediğini vurguladı ve “Biz Patronların Ensesindeyiz ağı olarak mücadeleyi büyüteceğiz. Geri durmayacağız, mücadeleyi farklı şubelere taşıyacağız. Gerekirse Hububat Derneği’nin, gerekirse Tekirdağ’daki fabrikalarının önüne gideceğiz. Bu işçilerin haklarının hemen ödenmesini istiyoruz” diyerek açıklamasını noktaladı.

‘Komşu Fırın gidiyor Panista geliyor, şirketlerin içini boşaltıyorlar işçilerin hakkını ödemiyorlar’
Kural’ın ardından Patronların Ensesindeyiz Dayanışma Ağı avukatlarından Eylül Evren, patronların hukuku kendi çıkarları doğrultusunda kullandığına işaret ederek, sürekli şirket değiştirdiklerini ve böylece patronların herhangi bir zarar görmediğini ifade etti.
“Komşu Fırın gidiyor, Panista geliyor. Şirketlerin içini boşaltıyorlar, işçilerin hakkını ödemiyorlar. Sonra ‘Dava açın’ diyorlar. O davaları açıyoruz ve kazanıyoruz ama sonrasında icra dairelerinde kendimize muhatap arıyoruz” diyen Evren, şu ifadeleri kullandı:
Bıktık! Biz kazandığımız davalarda muhatap aramak zorunda değiliz, bizim muhatabımız buradadır. Bizim muhatabımız dün gece yarısında işçileri arayıp ‘Ben gerekirse o Panista tabelasını indiririm, yerine başka tabela asarım. Yine de sizin alacaklarınızı vermem’ diyen Doruk Un patronudur.
Biz buradan açıkça uyarıyoruz, mücadeleye devam edeceğiz. Panista işçileri haklarını alana kadar mücadeleye devam edecek. Doruk Un’un o şirketten bu şirkete geçtiği yalanlarına kanmayacaklar. Bunu reddediyoruz, buradayız! Mücadeleye devam ediyoruz!”

‘Ben de ailemle kahvaltı yapabilirdim, sizin yüzünüzden sokaklara döküldük’
Eylemde söz alan Panista işçisi Nagihan, haklarını almadan bir köşeye oturmak istemediğini, bu nedenle de Patronların Ensesindeyiz Dayanışma Ağı ile beraber mücadeleyi sonuna kadar devam ettireceğini duyurdu.
“Onlar kendi evinde rahatça yatarken, biz işlerimizi yürütmek için gecenin köründe işimizin başında olduk. Pandemide kimse dışarıya çıkamazken biz kendimizi yollara vurduk, 15 Temmuz’da yine insanlar dışarıya çıkamadığında biz ekmeğimizin peşinde koştuk, gittik fırınlarımızı açtık” diyen Nagihan, şöyle konuştu:
“Patronlara soruyorum: Herkes imza yetkilerini çekmiş ‘Biz patron değiliz, yetkili değiliz’ diyor, siz bizimle toplantı yapmadınız mı? Siz bizleri iş yemeklerine götürüp pohpohlamadınız mı? Siz bize demediniz mi, gelenleri geri çevirmeyin ne satsanız kardır diye? Bizler emeklerimizin karşılığını bu şekilde mi almalıydık? Bireysel emekliliklerimizi bile yatırmayıp bizi devlete borçlu yaptınız. Ne tazminatımızı verdiniz, ne yedi aylık ve aylık yemek haklarımızı, ne de maaşlarımızı…
Arabulucuya gittik, anlaştık. Yaptığımız anlaşmanın paraları yok, ödenmedi. Bizler gerçekten hakkımız olanı istiyoruz. Gürsel beyler, diğer patronlar evlerinde otururken benim de bir pazarım vardı. Ben de ailemle kahvaltı yapabilirdim, sizin yüzünüzden sokaklara döküldük. Hak, adalet, hukuk diyoruz ya… Hakkımızı, adaletimizi, hukukumuzu arıyoruz. Emeğimizin karşılığını verin!”


KAYNAK: Haber SOL
Haber Euro Türk sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
