Bir zamanlar İstanbul’un Fatih semtinde bir meczup varmış. Gelip geçene, “Allah var” dermiş. Nihayet birisi, “Tamam, biliyoruz Allah var!” diye karşılık vermiş. Meczup, “Bildiğin gibi değil” diye uyarmış. Farklı gerçekliklere kapılar aralayan bu sözden sanıyorum öncelikle şunu anlayabiliriz: Bilmek vaaar, bilmek var! Bildiğimizi iddia ettiklerimizi, acaba ne kadar biliyoruz? Aynı şeyi bildiğini ileri süren iki kişiden her biri, o şeyi aynı şekilde mi bilir? Her birinin bilmesi, aynı düzeyde midir? Daha somutlaştırıp özelleştirelim: Birisinin yapılandırdığı bir sözü, noktası virgülüyle aynen tekrar eden iki kişiden her birinin o söze dair bilme’sinin aynı olduğunu söyleyebilir miyiz? Her birinin bilme’si, aynı anlamı taşır mı? Bu ve benzeri sorulara evet diyebilmek için her kişinin, fabrika imalatı olarak, birbirinin aynısı olması gerekir. Ama gerçek böyle değil; her birey, bir başkasından farklı özelliklere, şartlara ve imkânlara sahip. Bilme’yi etkileyen bileşenler oldukça fazla. Hâliyle bunların farklılıkları, bir şeyi her bir kişinin bilme düzeyini farklılaştırıyor; dolayısıyla her birinin bilme’si, ona göre anlam taşıyor. Mesela, “La ilahe illallah”, bir sufiye göre, “lâ mevcûde illallah (Allah’tan başka mevcut/varlık yoktur)” anlamındadır. Nasıl? “Bildiğin gibi” mi?
Öyleyse, bildiğimi düşündüğüm şeyin benim bildiğim gibi olduğunu iddia etmem, tartışmaya hep açıktır. Her bildiğimi sandığım şeyin benim bildiğim gibi olmama ihtimalinin varlığını düşünmem, bilmemin mutlak doğru olduğunu iddia etme konusunda daha mütevazi olmamı sağlar. Artık hiçbir konuda bilgiçlik taslamaya, ukalalaşmaya yeltenemem; haddimi bilirim. Bu bilme durumu, beni sürekli bilmelerimi sorgulamaya ve farklı öğrenmeler peşinde olmaya sevkeder. Hep başka bilenlerden yeni öğrenmeler gerçekleştirmeye çalışırım. Yeni öğrenmelere böylesine açık olmak, sürekli daha iyi bilme’yi gerçekleştirme yolunda olmamı sağlar. Artık dindarlık anlayış ve uygulamalarımı biteviye sürdürmeye tahammül edemem. Bu noktada şu ayeti hatırlayıp üzerine düşünmekte fayda var: “Her ilim/bilgi sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır” (Yusuf suresi,12:76).
Ezberci eğitimin çarkından geçip kendine sahip çıkamayan eğitim mağdurları, bilme’nin mahiyetini ve bileşenlerini iyi anlamadıklarından dolayı bilme’lerininin kesinliğine inanır; bilgiçlik taslar ve başkalarından öğrenmeye pek ihtiyaç duymazlar. Karmaşık gerçekliklerle yüzleşmek yerine, alıştıkları basit açıklamalarla yetinirler.
Evet, Allah var!
Bildiğin Gibi Değil yazısı ilk önce CAMİA HABER üzerinde ortaya çıktı.
Kaynak: https://camiahaber.com/2026/04/29/bildigin-gibi-degil/
Haber Euro Türk sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.

