İnsanlara “size arsa satacağız, sonra o arsa güneş panelleriyle yenilenebilir enerji üretip devlete elektrik satacağız size de yüksek kira ödeyeceğiz” denilerek para toplanan dolandırıcılık şemasının ele alındığı duruşmada mahkeme heyeti önce 2 gün boyunca mağdurları dinledi. Ardından sanıklar savunma yaptı.
6’sı tutuklu, biri firari 47 sanığın yargılandığı duruşmada ara karar verildi. Buna göre sonraki duruşma Nisan ayında yapılacak. Bu sırada sanıkların tutuklu yargılanmalarına devam edilmesi kararı verilirken, tutukluluk incelemeleri olacak, dosyayla ilgili bazı eksikler tamamlanacak, alınmayan müşteki beyanları alınacak.

Suçlamalar neler?
Farklı illerde verimsiz arazilerde “güneş enerjisi santrali” kurularak “yenilenebilir enerji” üretileceği iddia edilmiş, üretim alanları parsellere bölünerek yüzlerce kişi dolandırılmıştı.
Sanıklar farklı suçlardan yargılanıyor. Bunların başında, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, örgüte üye olma, tacir veya şirket yöneticileriyle kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı geliyor.
Mahkeme mağdurları bir araya getirmedi
Hakim diğer şehirlerdeki mağdurların ifadelerinin bulundukları yerden alınmasını istediği için davaya katılım pek yüksek olmadı. Bu durum müştekilerin birbirini görmemesine yol açtı.
Mahkeme de anlaşılan o ki, bu isimleri bir araya getirmek istemedi. Mağdurlar birbirleriyle avukat grupları ya da çeşitli platformlardaki ortak gruplar üzerinden iletişim kurmaya çalışıyor.
Yaklaşık 350 kişinin mağdur edildiği düşünülüyor.
Holdingin ne iş yaptığını açıklayamadılar, ‘kiraları ödüyorduk’ diye savunma yaptılar
Duruşmada örgütün yöneticilerinden olduğu söylenen Güray Akgül, “Ben kira ilişkisi kurdum, kiraları da ödüyordum. Sonra benden dönüp tüm bedelleri istediler. Hakkımızda çıkan asılsız haberler nedeniyle de iş yapamaz hale geldim, işlerim kötüye gitti” diyerek kendisini savunmaya çalıştı.
Ancak ortada gerçek bir satış, bir iş bulunmuyor. Öte yandan örgüt yöneticiliğiyle suçlanan Güray Akgül’ün bu savunması doğru da değil çünkü “dolandırıcılık” olayı birkaç ay boyunca kira ödenmemesiyle anlaşılıyor. Yani kiralar son aylarda düzenli ödenmiyor.

Tepedeki isim açık konuştu: ‘1 yıl sonra istediğim zaman feshedebilirim, yetkim var’
Çok miktarda ve düşük sermayeli şirket kurup “holding” çatısı altında birleştiren sanıklar, bu koskoca holdingin tek bir faaliyet alanı bulunmaması durumunu da açıklayamadı.
Gelir elde edemeyen, kooperatif üyelerinden topladığı paraları üyelere tekrar kira olarak dağıttığı anlaşılan bu göstermelik holdingin tepesindeki isim, “İnsanlara kooperatif arsaları sattım, oraları başkalarına kiraladım. Onlarla aramdaki ilişki kira ilişkisi. Sattığım mal onların üzerinde. Kira sözleşmemde de ‘1 yıl sonra istediğim zaman feshedebilirim’ diyor, buna yetkim var” diyerek rahatça savunma yaptı.
‘Ortada gelir elde edilmesini sağlayacak paneller de yok’
Duruşmayı mağdur avukatlarından Semra Acar ile konuştuk. Acar da ortada bir “iş” olmadığına dikkat çekti, kooperatif ortaklarının “1 yıl sonra feshetme” yetkisinden bihaber olduğunu belirtti:
Bu arsaları 10 yıllığına kiraladığını düşünenler bile var. Yoksa 200-300 kişi neden bir tarlaya ortak olmak ister ki? Kiralama garantisi verdiği için insanlar ortak oluyor ama kendisi ‘feshedebilirim’ diyor. Zaten ortada gelir elde edilmesini sağlayacak paneller de yok. Bu tarlaların kira getirisi olması için bir kazancının olması gerekiyor ama reel bir iş yok ortada.
Sanıklar arasında 1-2 ay çalışan ve ortada dönen dolandırıcılığı anlamamış olan müşteri temsilcileri de olduğunu ifade eden Semra Acar, “Bu kişiler sadece kendisine verilen metinleri okuyup insanlarla görüşmüş. Müşteri temsilcileri arasında da kooperatife üye yapılanlar var” dedi. Acar, şu anda işten ayrılmış olanlar dahil, bütün genel müdürlerin tutuklu olduğunu ifade etti.

Tutuklu müdür kağıt üstünde iş yapıldığını itiraf etti: ‘Balları arıcılık fuarına özel aracımla ben götürdüm’
Müşteri temsilcilerinin avukatları, sanıkların herkes tarafından bilinen “iş ilanları” siteleri üzerinden başvuruda bulunduğunu söyleyerek savunma yaptı. Müvekkillerinin daha önce de aynı iş kolunda çalıştığını, menfaat elde etmediğini öne sürdü.
Genel müdürlerin avukatları da aynı savunmayı sürdürdü. “Holding” adı altında, kasası neredeyse boş olan düşük bütçeli göstermelik şirketler için savunma yapmaya çalışan genel müdürlerden biri, arıcılık şirketini örnek gösterdi. Kadın genel müdür “Balları kavanozlayıp kendi özel aracımla arıcılık fuarına yetiştirdim” diyerek ortada bir şirket olmadığını ispatlamış oldu.
Kainat Holding bünyesinde kurulu olduğu iddia edilen arıcılık şirketine ait olduğu belirtilen ballar çok tercih edilen e-ticaret sitelerinde de satışa çıkarılmıştı.
soL işaret etmişti: Dolandırıcılıkta cemaat izi duruşmaya da yansıdı
“Güneş panelinden enerji üretip devlete satacağız” diyerek binlerce kişiden milyonlar toplayan şirketin reklamı uzun süre birçok medya kuruluşunda yayınlanmıştı. Bunlardan biri de İsmailağa’cı Lalegül TV’ydi. soL o dönem yaptığı haberlerinde dolandırıcılığın cemaate uzandığını vurgulamıştı.
soL’un edindiği bilgiye göre, hakim dosyaya almak istemese de, duruşmada sanıklara birbirlerini nereden tanıdıkları sorulduğunda, bazı şüpheliler bir derneğe işaret etti. Sanık ifadelerinde de geçen “Hayırlı Eller Derneği” isimli bu derneğin vurgun yapılan dönemden hemen önce sosyal medya hesapları üzerinden aktif bir çalışma yürüttüğü görülüyor.
Sanıklardan bazıları bu gerici derneğin yöneticilerinden. İfadelerinde de “Dernekte tanıştım” diyerek bunu açıkça söylüyorlar. Hatta duruşmada sanıklardan birinin “cemaat” demesi üzerine hakim bu sözleri dosyaya almak, davaya “cemaati” karıştırmak istemedi.
Örgüt üyeliğinden yargılanan müşteri temsilcilerinden bazıları da örgütün tepesindeki isim Güray Akgül’ü, “Beş vakit namaz kılardı, böyle bir şey yapacağını düşünmezdik” diyerek anlatıyor. Örgütün tepesindeki bu ismin de “Hayırlı Eller Derneği” ile bağlantısı olduğu söyleniyor.
Aynı şekilde mağdurlar arasında da bu dernek bağlantılı kişiler var. Dolandırılan mağdurlardan biri ifadesinde şikayetçi olduğu kişileri söz konusu dernekten tanıdığını söyleyerek “Beni kooperatife yedinci lazım diyerek, kooperatif kurabilmek için, sayı tamamlansın diye aldılar” diye anlatıyor.
Derneğin 2023 yılından bu yana bir paylaşımı da bulunmuyor. Önceki paylaşımlarında ise bağış yapmak üzere bolca hesap numarası paylaşan dernek, kömür, gıda, giyecek gibi yardımlar yaptığını, öğrencilere burs verdiğini iddia ediyor. Paylaşımlarda Silivri’de bir deponun kullanıldığı görülüyor. Instagram hesabında yönlendirilen ve ismi değiştirilmeyen internet sitesindeyse garip bir şekilde yalnızca ülke gündeminden yorumsuz ele alınan güncel haberler yer alıyor.
“Enerji” dolandırıcılığı ortaya çıktığında şikayetçiler aracılığıyla haciz yaptırılan ilk depo da Silivri’de bulunuyordu. Adreslerin birbiriyle bağlantılı olup olmadığını henüz doğrulayamadık.

Mağdurlar konuştu: ‘Anlaşmak istiyorlarmış, biz anlaşmayacağız’
Sanıkların alacakları cezayı indirmek için mağdurlarla anlaşmaya çalıştığı ve şikayetlerini geri almalarını istediği de konuşuluyor.
İzmir, İstanbul, Bursa ve Ankara’dan mağdurlarla görüştük. Mağdurlar şikayetlerini geri çekmeyeceklerini söylerken, dolandırıcıların “Biz zararları neyse ödeyeceğiz” iddiasında bulunduklarını doğruluyorlar.
Bir mağdur, “Anlaşmak istiyorlarmış, biz anlaşmayacağız. İfademizi verdik. Türkiye’nin dört bir yanından insan dolandırıldı, cezalarını çeksinler. Ayrıca hesaplarını boşaltmışlardı, zararımızı nasıl ödeyecekler?” diye soruyor.
Kayıp milyonlar, zarar gören mağdurlar…
Mağdurların “isteseler de nasıl ödeyecekler” çıkışı haklı.
Ortada artık yalnızca kooperatiflerin üyelerine ait arsalar var. Hisselerin tümünü alıcılara devretmedikleri için bir bölümü hâlâ onlara ait, örneğin Kütahya’daki Kainat Elektrik Santralleri şirketi. Bu şirketin de kooperatif üzerinde hissesi var görünüyor. Ancak sanıkların ödeme yapmak üzere var olduğunu söylediği tarlalar aslında “kooperatiflerin” tarlaları ve onlar üzerinde kalan şirket hisseleri. Bunlar dışında şirketlerin üzerinde pek bir taşınmaz bulunmuyor.
Şirketlerin ve sanıkların hesaplarına daha önce savcılık tedbir koymuştu. MASAK hesaplarda inceleme yapmış ve yaklaşık 178 milyon liranın kayıp olduğunu belirlemişti. Öte yandan 2024 yılı Nisan ayından bu yana takip ettiğimiz vurgunun hesaplanması çok mümkün olmasa da, kayıp paranın MASAK’ın tespit ettiğinin 3-4 katı olduğu düşünülüyor.
“Kainat Enerji” davasının bir sonraki duruşması Nisan’da.
KAYNAK: Haber SOL
Haber Euro Türk sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
