Hükümet liberal politikalar için bahane yaratıyor
Uzun yıllardır ekonomik kriz, yüksek enflasyon ve yüksek işsizlik sorunlarıyla boğuşan İran’da İran Riyali’nin (veya Tümeni’nin) ABD Doları karşısında hızlı değer kaybı yaşaması Tahran çarşı esnafı için bardağı taşıran son damla oldu. Resmi para biriminin hızlı değer kaybından en çok etkilenen kesim olan elektronik eşya ve cep telefonu satıcılarının başlattığı kepenk kapatma ve protesto eylemleri önce tüm çarşı esnafına yayıldı.

Çarşı esnafını Tahran’ın tamamındaki esnaf takip etti. Üniversite öğrencilerinden ve diğer halk kesimlerinden de ilk günlerde protestolara katılım gözlendi. Eylemlerin bu ilk aşamasında protestoların inisiyatifi esnafın elinde görünüyordu.
Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan şu ana kadar son derece ılımlı bir tavır takınmış durumda. Reformist bir siyasetçi olan Pezeşkiyan kendi seçmenlerini de oluşturan protestocu kitleyle karşı karşıya gelmek istemiyor. Pezeşkiyan, halkı anladığını ve sorunlarını çözmek için yoğun çaba sarf etmeleri gerektiğini belirten açıklamalarda bulundu. Güvenlik güçlerine de halka sert davranmamaları gerektiğini söyledi.

Düşük profilli bir siyasetçi ve devlet adamı olan Pezeşkiyan’ın çarşı esnafının taleplerine karşı ise iki tip söylemi bulunuyor. Birincisinde Pezeşkiyan, devlet dairelerindeki israfa dikkat çekiyor. Elektrik ve doğalgaz kullanımının nasıl gereksiz derecede olduğunu anlatıyor. İran’ın içinde bulunduğu ekonomik sorunlar ile bağlantıları belirsiz bu söylemler çözüme dair bir programa da işaret etmiyor.
Lakin reformist hükümet bu manası belirsiz lafların ardına gerçek bir iktisadi program yerleştirmeye çalışmaktan da geri durmuyor. Pezeşkiyan liderliğindeki reformist hükümet çözümü neoliberal politikalarda aramakta. Büyük umutların ardından aynı oranda bir başarısızlıkla sonuçlanan Hasan Ruhani hükümetinin merkez bankası başkanı tekrar göreve getirildi.

Ruhani hükümetinin neo liberal politikalarının prenslerinden olan Abdulnasır Himmeti böylece yeniden merkez bankası başkanı oldu. Himmeti, aynı zamanda reformist siyasetin de önemli isimlerinden biri ve eski cumhurbaşkanı adayı.
Serbest piyasayı ve Tahran Menkul Kıymetler Borsası’nı destekleme sözü veren Himmeti sorunun kaynağını çoklu kur rejiminde görüyor. İran’da başta dış ticaret için olmak üzere serbest piyasadan bağımsız, sabitlenmiş çoklu kur rejimi uygulanıyor. Bu durum sabitlenmiş döviz fiyatlarıyla serbest piyasadaki fiyatlar arasında uyumsuzluk arttığında spekülatif sorunlar yaratıyor. Ayrıca bu durumun döviz karaborsasına neden olduğu da zaman zaman görülüyor.
Ancak çoklu kur rejiminin halkı ekonomik dalgalanmalardan korumayı hedefleyen bir yönü de var. Temel ihtiyaç maddelerinin ithalatında belirlenen düşük döviz kuru halkın temel ihtiyaç maddelerine erişiminin zorlaşmasını engellemeyi hedefliyor.
Himmeti gibi liberal iktisatçılar sorunu halka verilmek zorunda kalınan bu tür tavizlerde görüyor. Zaten Himmeti merkez bankasına atanır atanmaz bu uygulamayı kaldırma kararı aldı. Pezeşkiyan ilgili sübvansiyonun kaldırılmasını savunurken bu sübvansiyona aktarılan kaynağın doğrudan halka harcanacağını belirtti. Pezeşkiyan’ın bununla neyi kastettiği bilinmiyor.
Yeni merkez bankası başkanı atamasının hemen ardından dolar kurunda yaşanan gerileme Himmeti’nin destekleme sözü verdiği serbest piyasanın bu atamayı beğendiğini düşündürüyor.
Eylemlerde sertlik ve monarşi yanlısı söylemler artıyor
Beşinci gün itibariyle eylemlerde katılım ve inisiyatif Tahran çarşı esnafından çıkmış durumda. Ülke sathına yayılan protestolarda göstericiler sertlik dozunu artırdı. Göstericiler güvenlik güçleriyle karşı karşıya gelmeyi bilhassa tercih ediyorlar.
On iki imam şiiliğinin iki ekol merkezinden biri ve müesses nizamın en müstahkem kalelerinden olan Kum şehrinde bile protestolara katılım gözlendi. Her açıdan rejimin kalelerinden olan Kum’da protestocular bir medreseyi ateşe verecek derecede cüretkar davrandılar.

İsfahan’da bir futbol maçının ardından göstericilerin “Rıza Şah ruhun şad olsun!” ve “Cavid Şah! (ebedi şah)” sloganları attığı görüldü. İsfahan’a bağlı bir başka şehirde ise göstericilerin “Bu son kavga olacak, Pehleviler geri dönecek!” şeklinde slogan attıkları görülüyor.
Protestoların beşinci gününde hemen hemen tüm protestolarda monarşi yanlısı sloganlar neredeyse egemen olmuş durumda. İran’da daha önce yaşanan protesto dalgalarında rejimin kalelerine eylemlerin yayılması ve monarşi yanlısı söylemlerin görülmesi eylemlerin sönümleneceğinin işareti olurdu. Bu sefer bunlar erken bir aşamada oldukça yüksek tonda görülüyor.
İran’da bilhassa Fars gençler arasında rejim karşıtlığının Fars-Aryen milliyetçiliğini tetiklediği epey bir süredir gözleniyor. Son dönemde buna monarşizmin de eklendiği söylenebilir.
Ayrıca eylemlerin en sert günü olan beşinci günde yedi protestocunun hayatını kaybettiği iddia edildi.
Müesses nizam ne yapacak?
Müesses nizam şu ana kadar itidalini korumuş durumda. Muhafazakar siyasetçiler ekonomik sorunların nedeni olarak reformist hükümeti işaret ediyorlar. Önde gelen muhafazakar siyasetçilerden olan Muhammed Bakır Galibaf ekonomik sorunlar karşısında hükümetin etkisizliği devam ederse bakanlar hakkında gensoru verilebileceği tehdidinde bulundu.

İslam Devrimi Rehberi Ayetullah Ali Hamaney’in sessizliği de dikkat çekiyor. Hamaney protestoların başlangıcından bu yana hiçbir konuda hiçbir açıklama yapmadı.
Hükümet her ne kadar protestoculara karşı sert davranılmasına karşı çıksa da bu konuda asıl önemli olanın müesses nizamın kararı olduğu biliniyor. Silahlı kuvvetler ve Devrim Muhafızları Ordusu üzerinde hükümetin hiçbir yetkisi bulunmuyor. İki ordu da doğrudan devrim rehberine bağlı. Hükümetin içişleri bakanlığı üzerinden polis teşkilatı üzerinde yetkisi muhakkak var. Ancak polis teşkilatının yüksek bürokrasisi de muhafazakarların elinde.
Şimdilik müesses nizam olan biteni mümkün olduğu kadar itidalli bir şekilde izlemeye ve sorumluluğu reformist hükümete yıkmaya çalışıyor. Ancak rejim tehlikenin büyüdüğünü düşünürse sertleşmeyi tercih edebilir. Böyle bir karar karşısında hükümetin yapabileceği pek bir şey yok.
İran halkı ülkenin büyük kronik sorunları ve ağır baskıyla cebelleşiyor. Bu sırada emperyalistler, monarşistler, rejim içi liberal reformcular ve 1979’dan beri İran’ın iliğini kurutmakla meşgul olan teokratik rejim kendi çıkarlarını gözeten hamleler organize ediyor. İran halkının yıllardır devam eden direngenliğini tarihin doğru yönünde kararlı ve örgütlü bir hatta yerleştirmesinden başka bir şansı bulunmuyor.
KAYNAK: Haber SOL
Haber Euro Türk sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
