Ege’nin dağları ve vadilerinde yürütülen bilimsel araştırmalar sonucu literatüre 8 yeni örümcek türü girdi. Bu gelişme Türkiye’nin biyolojik zenginliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Keşifle ilgili araştırmanın yürütücülerinden Dr. Kadir Boğaç Kunt, açıklamalarda bulundu. Kunt, çalışmanın yalnızca Türkiye faunası için değil, Akdeniz biyocoğrafyasının anlaşılması açısından da önemli bir bilimsel gelişme olduğunun altını çizdi. Araştırmanın Taşkent (KKTC), Manisa ve Kırıkkale merkezli olarak, Kıbrıs Yaban Hayatı Araştırma Enstitüsü (CWRI) koordinasyonunda yürütüldüğüne dikkat çekildi. Çalışmada Kırıkkale Üniversitesi’nden Dr. Tarık Danışman ile Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden Dr. Ersen Aydın Yağmur’un da yer aldığı bildirildi.

ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİNE İMZA ATILIYOR
Kunt, Akdeniz havzasındaki biyolojik çeşitliliğin ortaya çıkarılmasında uluslararası iş birliklerinin kritik önem taşıdığına işaret etti. Kunt, “Akdeniz havzasının biyolojik geçmişini anlamak için uluslararası iş birlikleri büyük önem taşıyor. Kıbrıs Yaban Hayatı Araştırma Enstitüsü’nün lojistik gücü ile Türkiye’deki üniversitelerin akademik birikimini bir araya getirerek doğanın bugüne kadar kayıt altına alınmamış üyelerini bilim dünyasına kazandırdık” ifadelerini kullandı. Yeni türlere ilişkin bilimsel makalelerin, uluslararası saygın bilim dergileri arasında yer alan Journal of Natural History ve Zootaxa’da yayımlandığı ifade edildi. Araştırmaların Harpactea ve Dasumia cinslerine ait örümcekler üzerinde yoğunlaştığına parmak basıldı.

AYDIN’DA YENİ TÜRLER
Araştırma kapsamında tanımlanan yeni türler hakkında bilgilendirme yapıldı. Buna göre İzmir’in Nif Dağı, Buca ve Urla çevresinde tespit edilen “Harpactea ataturi”, Türk zoolojisinin duayen isimlerinden merhum Prof. Dr. Mehmet Kutsay Atatür’ün anısına ithaf edildi. Aydın Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nda keşfedilen “Harpactea budaki”, Türk zoolojisine katkılarıyla tanınan Prof. Dr. Abidin Budak’ın adına isimlendirilirken yine Aydın Cevizli Yaylası’nda bulunan “Harpactea magnifica” ise erkek bireylerdeki dikkat çekici üreme organı yapısı nedeniyle Latince’de “muhteşem” anlamına gelen “magnifica” adıyla tanımlandı.

[related-posts id=”111393″ color=”bg-primary”][/related-posts]
İSİMLERİN YAŞATILMASI AMAÇLANIYOR
Bunların yanı sıra Denizli ve Muğla illerinde tespit edilen “Harpactea kesdeki”, Türk entomolojisine katkılarından dolayı Dr. Memiş Kesdek’e ithaf edildi. Balıkesir Kapıdağı Yarımadası’nda keşfedilen “Harpactea saki”, arazi çalışmalarına katkı sunan Balıkesir Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Serdar Sak’ın adına ithaf edildi. İzmir ve Manisa’yı kapsayan Batı Anadolu bölgesinde yaşayan “Dasumia efe”, bölgenin tarihsel simgesi Efeler’e adanırken, “Dasumia saruhan” Manisa merkezli Saruhanoğulları Beyliği’nin kurucusu Saruhan Bey’in anısını yaşatmak amacıyla isimlendirildi. Türkiye’ye endemik olan “Dasumia turcica”ya ise Latince “Türkiye” anlamına gelen “turcica” adı verildiği aktarıldı.

VEFA AMACIYLA AKADEMİSYENLERİN İSİMLERİ VERİLİYOR
Keşfedilen türlerin yalnızca taksonomik açıdan değil, doğa koruma politikaları açısından da büyük önem taşıdığı belirtildi. Çalışmaların, Akdeniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik bilimsel altyapıyı güçlendirdiği vurgulandı. Dr. Kunt, bilim insanlarına vefa amacıyla bazı türlere akademisyenlerin isimlerinin verildiğini dile getirdi. Kunt, “Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi” şeklinde konuştu.
Kaynak: https://www.aydinhedef.com.tr/bilim-dunyasinin-gozu-bu-kesiflerde-yeni-hayvan-turleri-bulundu

Haber Euro Türk sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
