Emekli sendikalarına valilikler kanalı ile çalışma izni verilmediği gibi hemen haklarında kapatma davaları açılıyor. DİSK’e bağlı Emekli- Sen de, yargı yoluyla kapatıldı, bu kez sendikacılar Dev Emekli-Sen (Devrimci Emekliler Sendikası) adıyla yeni bir sendika kurdular.
Dev Emekli-Sen Genel Sekreteri Fikri Kalender, 16 Kasım 2025 tarihinde genel kurul yapıp yeni sendikayı faaliyete geçirdiklerini söyledi. Fikri Kalender, bu kez AKP iktidarının para cezasına başvurduğunu söyledi. Kalender, şöyle konuştu:
“Yeni sendikayı kurduk ancak hemen akabinde yine kapatma davası açtılar. Kapatma davaları üç yıl kadar sürdüğü için iktidar yeni bir yöntem buldu. Şimdi Kabahatler Kanunu gerekçe gösterilerek yönetici başına 12 bin 363 lira para cezası kesiyorlar. Genel merkeze kapatma davası, tüm şube yöneticilerimize de idari para cezası yazısını gönderdiler. Para cezası 30 gün içinde tahsil ediliyor”.
Avrupa’da serbest, bizde yasak
Avrupa’da emeklilerin kendi ülkelerindeki sendikalara olan üyeliği emekliliklerinde de devam ettiği gibi farklı emekli sendikası ya da örgütü kurabiliyorlar. Ayrıca kıta çapındaki emekli sendika ve örgütlerinin bir federasyon çatısı altında örgütlenmesi de söz konusudur. Bu örgütün adı, Avrupa Emekliler ve Yaşlılar Federasyonu (FERPA)’dır.
Dev Emekli-Sen Genel Sekreteri Kalender, sendikalarının (Emekli-Sen iken) FERPA’ya üye olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:
“FERPA’ya 21 ülkeden 40 emekli/yaşlı sendikası üye. Biz de üyeyiz, bu uluslararası federasyonun genel kurulunda oy kullanıyoruz, temsilci gönderiyoruz. Ancak kendi ülkemizde sendika kurup oy hakkımız yok. Yasal bir güvenceye ihtiyaç var”.
Uluslararası sözleşmeler
Ülkemiz tarafından kabul edilen Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde de herkesin sendika kurma hakkından söz ediliyor.
Türkiye, bu iki sözleşmeyi de onaylamıştır. İç hukukumuzda uluslararası sözleşmelere uygun değişiklik yapılmamış olması, sendika hakkının kullanılmasına engel değildir. Anayasanın 90. maddesinde, uluslararası sözleşmeler ile iç hukukun çelişmesi durumunda uluslararası sözleşmelerin esas alınacağına dair bir hüküm vardır.
Ancak mahkemeler, uluslararası metinlerdeki sendika hakkının çalışanlarla ilgili olduğunu, emekliler açısından sendika kurma hakkı zorunluluğunun bulunmadığını öne sürerek emeklilerin sendika değil, dernekler yoluyla örgütlenebileceğine hükmediyorlar.
O nedenle bu sorunun köklü bir biçimde çözümlenmesi için emeklilerin sendika hakkının da yasal statüye kavuşturulması gerekiyor ancak AKP iktidarı buna yanaşmıyor.
Mitingdeki sorunlar
Yurttaş Birlikteliği Platformu’nun çağrısı ile çok sayıda demokratik kitle örgütü, sendika ve siyasi partilerin de destek verdiği “Emeklilerin ve Emekçilerin Bütçe Hakkı” mitingi 6 Aralık 2025 günü Ankara’da gerçekleştirilmişti. Miting esas itibariyle emeklilerin haklarıyla ilgiliydi.
74 bileşeni olan bu platformun düzenlediği mitinge ne yazık ki geniş bir katılım sağlanamamıştı. Mitingde emekli sendikalarına da söz verilmediği belirtildi. Tüm Emeklilerin Sendikası Genel Başkanı Zeynel Abidin Ergen, kendilerine söz hakkı verilmediği için Yurttaş Birlikteliği Platformu’ndan ayrıldıklarını söyledi.
Ergen, şöyle konuştu:
“Diğer örgütler sınırlı bir katılım sağlarken biz daha geniş bir katılım sağlamıştık. Zaten konu emeklilerin sorunlarıydı, başkalarına söz hakkı verilirken bize konuşma hakkının verilmemesi üzerine kitlemizi başka bir yere çektik. Basın açıklamamızı yaptık. Biz, emeklilerin birleşmesinden, güçlü bir birliktelikten yanayız yalnız bu koşullarda zor gözüküyor”.
Başkan Ergen, 14 Aralık’ta Antalya’da KESK, DİSK ve Tüm Emeklilerin Sendikası’nın ortaklaşa düzenlediği mitinge çeşitli demokratik kuruluşların ve siyası partilerin de katılımıyla güçlü bir tepki verdiklerini ifade etti.
‘Yasal düzenleme şart’
Emekli ve Emekçiler Dernekleri Federasyonu (EMED-DER) Genel Başkanı Gönül Boran Özüpak da, 6 Aralık’taki emekli mitinginde sorunlar yaşandığını, örgütlere konuşma hakkı verilmesi konusunda tartışma çıktığını söyledi.
EMED-DER Başkanı Özüpak, mitinge katılımın yeterli düzeyde olmadığını belirterek siyasi parti ayrımı gözetmeksizin açlık, sefalet çeken tüm emeklilerin birlikteliğinin sağlanması gerektiğini ifade etti. Özüpak, Yurttaş Birlikteliği’nden ayrılmadıklarını ancak “bekleme” konumunda olduklarını kaydetti.
Gönül Boran Özüpak, anayasadaki kavramın sadece işçiler için değil herkes için sendika hakkına sahip olması yönünde değiştirilmesini ve bu çerçevede emeklilerin de sendika hakkının yasal bir statüye kavuşturulmasının gerekli olduğunu belirtti.
‘Birleşelim deyip bölünüyorlar’
Dev Emekli-Sen Genel Sekreteri Fikri Kalender de, Yurttaş Birlikteliği’nin mitingde iyi bir sınav vermediğini söyledi. Fikri Kalender, “Gerek bizim sendika, gerekse Tüm Emeklilerin Sendikası, daha geniş bir katılım sağladık ama diğer örgütlerin katılımı ne yazık ki zayıftı” dedi.
Fikri Kalender, 1995 yılında DİSK Emekli-Sen’in kurulduğunu ancak bir süre sonra ayrılanların ayrı bir sendika kurduklarını, onlardan da yine ayrı sendikaların çıktığını ifade etti. Kalender,” Birleşelim diyorlar ama emekliler bölünüyor” diye konuştu.
Dev Emekli-Sen Genel Sekreteri Kalender, emeklilerin yüzde 71’inin SSK, yüzde 11,8’inin Bağ-Kur ve yüzde 13,8’inin de memur emeklisi olduğunu belirterek “Bir de dul ve yetimler var. Bu kadar farklı statüdeki insan nasıl bir araya gelecek? Öncelikle emeklilerin temel sorunlarından başlamak lazım” diye görüş belirtti.
2026 zammı ne olacak?
Öte yandan TÜİK’in verilerine göre beş aylık toplam enflasyon oranı yüzde 11,21 olarak gerçekleşti. Aralık enflasyon verisi, 3 Ocak 2026’da açıklanacak. Yıllık enflasyonun yaklaşık yüzde 31’de tamamlanması karşısında emeklilere Ocak 2026 zammı şöyle belirlenebilir:
SSK emeklisi: Yüzde 12,3, Bağ-Kur emeklisi: Yüzde 12,3, Memur emeklisi: 1000 lira + yüzde 18,7 (Memur emeklisine toplu sözleşme zammıyla birlikte).
En düşük işçi ve Bağ-Kur emekli aylığı halen 16 bin 881 lira olduğuna göre Ocak 2026’da bu aylık 18 bin 957 lira düzeyine çıkmış olacak.
AB ülkeleri dahil Avrupa’daki 30 ülke içinde Türkiye, en düşük emekli aylığı sıralamasında 28. sırada bulunuyor. Emekliye en düşük aylık olarak 18-19 bin lira verilmesi tam bir sefalet ücretidir.
Emekliye asgari ücretin de altında bir ücret verilmesi demek, sefalet düzeyinin de altında bir ücrete mahkum edilmesi demektir. Çünkü asgari ücret, en az ücret olduğuna göre, toplumdaki hiçbir emekçinin, emeklinin, emeği ile geçinen hiçbir kimsenin bu gelir altında yaşayamayacağı anlamı çıkar.
Kademeli emeklilik meselesi
Bu arada kademeli emeklilik bekleyen emekçiler, Emeklilikte Adalet Derneği (EMAD-DER) öncülüğünde 14 Aralık 2025 günü Kadıköy İskele Meydanı’nda bir basın açıklaması yaptılar. EMAD-DER Genel Başkanı Mihriban Uğurlu, EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) ile ilgili yasanın eksik çıktığını belirterek şunları söyledi:
“8 Eylül 1999 öncesi işe girenler 38–43 yaşında emekli olurken, aynı işyerinde, aynı yaşta, sadece bir gün sonra sigortası başlayan milyonlar, tam 17–20 yıl daha fazla çalışmaya mahkûm edildi. 60 yaşında emekliliğe hak kazanıyor”.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 46 yaşında emekli olduğunu söyleyen EMAD-DER Başkanı Uğurlu, “Oğlu ise 43 yaşında EYT ile emekliliğe hak kazandı ama vatandaşa mezarda emeklilik reva görülüyor” diye konuştu.
Konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da çağrıda bulunan Mihriban Uğurlu, “Sayın Cumhurbaşkanım, 8 Eylül bu ülkenin evladıysa, 9 Eylül neden üvey evladı olsun? Sadece bir gün fark yüzünden, bir insandan 17–20 yıl alınabilir mi? EYT’nin eksik kalan parçası olan Kademeli Emeklilik Yasası acilen çıkarılmalıdır. Bir gün fark yüzünden bir ömür kaybeden milyonların hakkı iade edilmelidir” dedi.
Bir gün farkla birlikte takip eden günler açısından EYT yasasıyla ilgili hakkını kaybedenlerin 4 milyon dolayında olduğu belirtiliyor.
![]() |
| Emeklilikte Adalet Derneği (EMADDER) Başkanı Mihriban Uğurlu’nun açıklaması |
KAYNAK: Haber SOL
Haber Euro Türk sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.

